topal

top(o)+

Fr/İng topo+ [bileşik adlarda] yer EYun tópos τόπος zyer

top1

<< ETü tōp 1. yuvarlak nesne, küre, 2. bütün, tüm << ETü tolp dolu, bütün, tüm ETü tol- dolmak +Ip

top2

İng top 1. (ad) tepe, doruk, üst, 2. (sıfat) en yüksek, üstün << Ger *toppaz a.a.

topaç

TTü top

topak

TTü top +Ak

topal

Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
topal: boiteux TTü: [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
toppàl: uno che ha le gambe infiate & nô puo chaminare [bacağı şişik ve yürüyemeyen kimse] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kör topal

<< OTü topal aksak <? ETü top

 top1

Not: Top sözcüğüyle (varsa) anlam ve yapı ilişkisi açık değildir. Karş. TTü topalan "kıvrandıran karın ağrısı". • Karş. Fa lang "topal", ling "topuk".

Benzer sözcükler: kör topal, topallamak


12.08.2015
topalak

<< ETü topulġak zeytin şeklinde kökü tıp ve kozmetikte kullanılan bir bitki, cyperus rotundus ETü top +AlAk

toparla|mak

TTü top

topaz

Ar ṭūbāz طوباز zyeşil veya sarı renkli bir mücevher, zebercet (≈ Fr topaze a.a. ≈ Yun topázion τοπάζιον za.a. ) EYun tópazos τόπαζος za.a.

topic

İng topic bahis konusu, tartışılan madde EYun topikós τοπικός zretorikte münazara konusu EYun tópos τόπος zyer, zemin +ik°

topik

Erm topig թոփիկ z [küç.] nohut ezmesiyle yapılan bir yemek TTü top