tirit

tire1

Fr trait d'union yazıda bileşik kelimeleri gösteren kısa yatay çizgi, - << Lat tractum çekilen şey, çizgi Lat trahere, tract- çekmek

tire2

İt tira şerit, tel İt tirare çekmek << Lat trahere a.a.

tirfil

Yun trifillion τριφύλλιον zyonca, üçyaprak § EYun treís τρείς züç EYun phýllon φύλλον zyaprak

tirfon

Fr tire-fond «taban-çeken», bir tür büyük vida § Fr tirer çekmek Fr fond taban, zemin

tirhandil

Yun treχantirion τρεχαντηριον zön ve arkası gaga şeklinde yüksek iki yelkenli balıkçı teknesi << OYun troχantēr τροχαντηρ zdümeni gemi gövdesine bağlayan pim +ion (Kaynak: LF sf. 585-586.)

tirit

terid [ Ahterî-i Kebir, 1545]
çanak içine etmek [ekmek] doğrayıp ıslatmak ve terīd etmek [ Meninski, Thesaurus, 1680]
serīd ثريد & serīdet ثريدة, pl. serd ثرد & serāid. Communiter tam Persis quam Turcis [hem Türklerde hem Acemlerde] terīd, vul. [halk dilinde] tirīd. Panis intritus frustulatim. "... çok yaşlı" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
hemān içlerinde bir tirīd koca, Koca Murād Paşadan kalmış Koca Ahmed Ağa eyitdi suyuna tirit [ Ulus - gazete, 1939]
büyük dâvanın ne kadar suyuna tirit tetkik edildiği neticesine varırsak

≈ Fa tarīd تريد zsüt veya suyla ıslatılmış ekmek Ar ṯarīd ثريد z [#s̠rd faˁīl sf.] a.a.

Benzer sözcükler: suyuna tirit, tiridi çıkmak


15.02.2020
tirkeş

Fa tīrkaş تيركش z1. ok-çeken, okçu, 2. ok torbası § Fa tīr ok Fa kaş çeken

tiroit

Fr thyroïde gırtlak üstü bezi (iki kanatlı kapıya benzer biçiminden ötürü) (İlk kullanım: 1560 Amboise Paré, Fr. hekim.) EYun thyroeidēs θυροειδης zkapı gibi olan EYun thýra θύρα zkapı << HAvr *dʰur-éh₂ (*dʰur-ā́) HAvr *dʰwer- kapı

tirsi

Yun thríssa/fríssa θρίσσα/φρίσσα zsardalyaya benzer bir balık, alosa fallax << EYun thríssa θρίσσα za.a.

tirşe

Fa turşa/turşak ترشه/ترشك zekşi bir ot, kuzu kulağı Fa turş ترش zekşi +a

tiryak

Fa tiryāk ترياك z1. panzehir, 2. (mec.) afyon EYun thēriakē θήριακη zPontus kralı Mithridates'e atfedilen anti-zehir EYun thḗrion θήριον zzehirli yılan