tezgâh

tezahür

Ar taẓāhur تظاهر z [#ẓhr tafāˁul VI msd.] 1. ortaya çıkma, belirme, zuhur etme, 2. birbirine yardım etme Ar ẓahara ظَهَرَ zbelirdi, göründü

tezat

Ar taḍādd تضادّ z [#ḍdd tafāˁul VI msd.] zıtlaşma, çelişme Ar ḍadda ضَدَّ zzıt idi, çelişti

tezek

<< ETü tezek hayvan dışkısı

tezekkür

Ar taḏakkur تذكّر z [#ḏkr tafaˁˁul V msd.] aklına getirme, anma Ar ḏakara ذكر zandı

tezene

Fa tāziyāna تازيانه zkırbaç, koşturgaç Fa taχtan, tāz- koşmak

tezgâh

[ Lugat-i Halimi, 1477]
pāçāl [Fa.]: dezgāh ki ehl-i hırfet anda sanˁatların işlerler. [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
desghiá ... desghiách: bancho [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
Türkīde tezgāh تزكآه derler, lākin bu dahı destgāhden galatdır.

Fa dastgāh دستگاه zel yeri

 dest, +gâh

Benzer sözcükler: tezgâhlamak, tezgâhtar


18.09.2017
tezhip

Ar taḏhīb تذهيب z [#ḏhb tafˁīl II msd.] altın işleme, altın yaldız Ar ḏahhaba ذَهَّبَ z [II f.] altın işledi Ar ḏahab ذَهَب zaltın

tezkere

Ar taḏkira(t) تذكرة z [#ḏkr tafˁila(t) II msd.] andıç, memorandum Ar ḏakara ذَكَرَ zandı

tezkiye

Ar tazkiya(t) تزكية z [#zkw tafˁīla(t) II msd.] aklama, suçsuzluğuna tanık olma, haklı çıkarma Ar zakā akladı, arıttı

tezvirat

Ar tazwīrāt تزويرات z [#zwr çoğ.] fesatlıklar, hilecilik Ar tazwīr [tafˁīl t.] fesat, sahtelik +āt Ar zāra زار zyamuk veya eğik idi, sahte idi, ikiyüzlülük yaptı

tezyif

Ar tazyīf تزييف z [#zyf tafˁīl II msd.] sahte yapma, bozma, kalp para yapma Ar zāfa sahte idi