tezek

teyze

§ OTü-KT tağay/tay ana tarafından akraba OTü-KT eze/ece abla

tez1

<< ETü tez kaç! (emir) ETü tez- kaçmak

tez2

Fr thèse 1. sav, iddia, 2. üniversitede bir fikri savunan formel ödev EYun thésis θέσις zkoyma, ileri sürme, ortaya atma EYun títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak, vazetmek, ortaya atmak +sis << HAvr *dʰeh₁- (*dʰē-) komak, kılmak

tezahür

Ar taẓāhur تظاهر z [#ẓhr tafāˁul VI msd.] 1. ortaya çıkma, belirme, zuhur etme, 2. birbirine yardım etme Ar ẓahara ظَهَرَ zbelirdi, göründü

tezat

Ar taḍādd تضادّ z [#ḍdd tafāˁul VI msd.] zıtlaşma, çelişme Ar ḍadda ضَدَّ zzıt idi, çelişti

tezek

ETü: [ Irk Bitig, <900]
oglan kekük tezekin bultı [oğlan kartal tezeği buldu] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
tezek [at gübresi]

<< ETü tezek hayvan dışkısı

Not: ETü sözcük yapısı muğlaktır. Öteden beri "hayvan dışkısı" anlamında kullanılan ters sözcüğü ile ilgili olabilir.


02.10.2017
tezekkür

Ar taḏakkur تذكّر z [#ḏkr tafaˁˁul V msd.] aklına getirme, anma Ar ḏakara ذكر zandı

tezene

Fa tāziyāna تازيانه zkırbaç, koşturgaç Fa taχtan, tāz- koşmak

tezgâh

Fa dastgāh دستگاه zel yeri

tezhip

Ar taḏhīb تذهيب z [#ḏhb tafˁīl II msd.] altın işleme, altın yaldız Ar ḏahhaba ذَهَّبَ z [II f.] altın işledi Ar ḏahab ذَهَب zaltın

tezkere

Ar taḏkira(t) تذكرة z [#ḏkr tafˁila(t) II msd.] andıç, memorandum Ar ḏakara ذَكَرَ zandı