tez2

teyemmüm

Ar tayammum تيمّم z [#ymm tafaˁˁul V msd.] 1. kasdetme, niyet etme, 2. su yokluğunda toprakla abdest alma Ar yammama [II f.] kastetti, yöneldi

teyit

Ar taˀyīd تأييد z [#Ayd tafˁīl II msd.] pekiştirme, güçlü kılma, konfirme etme Ar ayyada أيد z [II f.] pekiştirdi

teyp

İng tape 1. şerit, bant, 2. manyetik ses kayıt şeridi

teyze

§ OTü-KT tağay/tay ana tarafından akraba OTü-KT eze/ece abla

tez1

<< ETü tez kaç! (emir) ETü tez- kaçmak

tez2

"imtihanname" [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1898]
Baba Yaver bakalorya imtihanını verdikten sonra bir de tez hazırlamış

Fr thèse 1. sav, iddia, 2. üniversitede bir fikri savunan formel ödev EYun thésis θέσις zkoyma, ileri sürme, ortaya atma EYun títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak, vazetmek, ortaya atmak +sis << HAvr *dʰeh₁- (*dʰē-) komak, kılmak

Not: Aynı kökten EYun thēkē "koyma yeri, depo, dolap", thēma "koyuş, öneriş".


06.04.2019
tezahür

Ar taẓāhur تظاهر z [#ẓhr tafāˁul VI msd.] 1. ortaya çıkma, belirme, zuhur etme, 2. birbirine yardım etme Ar ẓahara ظَهَرَ zbelirdi, göründü

tezat

Ar taḍādd تضادّ z [#ḍdd tafāˁul VI msd.] zıtlaşma, çelişme Ar ḍadda ضَدَّ zzıt idi, çelişti

tezek

<< ETü tezek hayvan dışkısı

tezekkür

Ar taḏakkur تذكّر z [#ḏkr tafaˁˁul V msd.] aklına getirme, anma Ar ḏakara ذكر zandı

tezene

Fa tāziyāna تازيانه zkırbaç, koşturgaç Fa taχtan, tāz- koşmak