teres

tereddi

Ar taraddī تردّى z [#rdy tafaˁˁul V msd.] düşme, (hayvan) yüksek yerden düşerek ölme, telef olma Ar radā düştü, dağdan düşüp öldü, taşla kemiklerini kırdı

tereddüt

Ar taraddud تردّد z [#rdd tafaˁˁul V msd.] dönseme, gitgel, kararsız kalma Ar radda رَدَّ zgeri döndürdü

tereke

Ar taraka(t) تركة z [#trk faˁala(t) mr.] bırakılmış olan şey, miras Ar taraka ترك zbıraktı

terelelli

ünlem taralalla/terelelli anlamsız şarkı sözü

terennüm

Ar tarannum ترنّم z [#rnm tafaˁˁul V msd.] makamla söyleme, anlamlı veya anlamsız sözlerle şarkı söyleme Ar ranima رَنِمَ zmakamla söyledi, terennüm etti

teres

[ Artin Hindoğlu, Hazine-i Lugat, 1838]
ترس térés, (pézévénk) maquereau [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
teres: 'Pezevenk' demek olup sövgü sözü olarak kullanılır.

≈ Kürd teres 1. korkak, yüreksiz, 2. Hıristiyan, dinsiz, gâvur ≈? Fa tarsā ترسا za.a.

 tersa

Not: Karş. Y. Ziyaeddin Paşa El-Hediyetu'l-Hamidiye Fi'l-Lugatu'l-Kurdiyye "Teres: Sövgü sözü (korkak, yüreksiz anlamına gelir)" (Ed. M. E. Bozarslan, 1978: 365)


13.06.2018
terettüp

Ar tarattub ترتّب z [#rtb tafaˁˁul V msd.] 1. dikelme, dik durma, 2. bir düzene ve tertibe girme Ar rataba رتب zdik durdu

tereyağı

Fa tare تره ztaze, yaş

terfi

Ar tarfīˁ ترفيع z [#rfˁ tafˁīl II msd.] yükseltme, yukarı kaldırma Ar rafaˁa رفع zyükseltti, kaldırdı

terhin

Ar *tarhīn ترهين z [#rhn tafˁīl II msd.] Ar rahn رهن zrehin

terhis

Ar tarχīṣ ترخيص z [#rχṣ tafˁīl II msd.] izin verme Ar ruχṣa(t) رخصة zizin, diploma, yetki belgesi