terelelli

tere

Fa tare تره zher türlü yaş sebze, taze yenen otlar Fa tar تر zyaş, taze +a

terebentin

Fr térébinthine çitlembikten elde edilen yağ çözücü madde EYun terébinthos τερέβινθος zçitlembik, yaban fıstığı ağacı, pistacia terebinthus +in°

tereddi

Ar taraddī تردّى z [#rdy tafaˁˁul V msd.] düşme, (hayvan) yüksek yerden düşerek ölme, telef olma Ar radā düştü, dağdan düşüp öldü, taşla kemiklerini kırdı

tereddüt

Ar taraddud تردّد z [#rdd tafaˁˁul V msd.] dönseme, gitgel, kararsız kalma Ar radda رَدَّ zgeri döndürdü

tereke

Ar taraka(t) تركة z [#trk faˁala(t) mr.] bırakılmış olan şey, miras Ar taraka ترك zbıraktı

terelelli

[ Sultan Veled, Divan, <1320]
Ben ki ana ˁāşıkvam, uslı iken delüvem / Delü gibi ırlarvam: Taralalla, taralalla! "deli" [ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Tebessüm-i Elem, 1914]
siz de onlardan daha 'terelelli'siniz demekte insan mazur olmaz mı?

ünlem taralalla/terelelli anlamsız şarkı sözü

Not: Yun trelós "deli" biçiminden alındığını düşünmek için bir neden yoktur.


11.02.2018
terennüm

Ar tarannum ترنّم z [#rnm tafaˁˁul V msd.] makamla söyleme, anlamlı veya anlamsız sözlerle şarkı söyleme Ar ranima رَنِمَ zmakamla söyledi, terennüm etti

teres

≈ Kürd teres 1. korkak, yüreksiz, 2. Hıristiyan, dinsiz, gâvur ≈? Fa tarsā ترسا za.a.

terettüp

Ar tarattub ترتّب z [#rtb tafaˁˁul V msd.] 1. dikelme, dik durma, 2. bir düzene ve tertibe girme Ar rataba رتب zdik durdu

tereyağı

Fa tare تره ztaze, yaş

terfi

Ar tarfīˁ ترفيع z [#rfˁ tafˁīl II msd.] yükseltme, yukarı kaldırma Ar rafaˁa رفع zyükseltti, kaldırdı