terazi

terane

Fa tarāne ترانه zçalgı sesi, velvele, şiire eşlik eden musıki

terapi

Fr thérapie tedavi EYun therapeía θεραπεία zbakım, hasta bakma EYun therápōn/théraps θεράπων zbakıcı, hizmetkâr +ia

teras

Fr terrasse a.a. << OLat terraceum avlu, eve bitişik toprak düzlük

teratoloji

Fr tératologie canavarbilim, hilkat garibeleri uzmanlığı

teravih

Ar tarāwīḥ تراويح z [#rwḥ tafāˁīl çoğ.] Ar tarwīḥa(t) ترويحة z [tafˁila(t) II msd.] soluklanma, dinlenme, Ramazan gecelerinde kılınan bir namaz

terazi

ETü: [ Uygurca Maniheist metinler, <900]
tanmış üzütüg tutupan tarazuk içinte olgurtur tiyür [yoldan sapmış ruhu yakalayıp terazi içine oturtur derler] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
terāzū [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
terāzū Tr. zebanzedi terāzī

Fa tarāzū ترازو ztartı cihazı << OFa tarāzūk a.a.

Not: Erken Asya Türkçesinde Soğdca veya Pehleviceden alınmış bir sözcüktür. Terazû biçimi yakın döneme dek tercih edilmiştir.

Benzer sözcükler: su terazisi, terazi burcu


24.10.2014
terbiye

Ar tarbiya(t) تربية z [#rbw tafˁila(t) II msd.] 1. büyütme, yetiştirme, eğitme, 2. suda yumuşatma Ar rabā رَبَا z1. büyüdü, yetişti, besili hale geldi, 2. suda şişti

terbiyum

YLat terbium 65 numaralı element (İlk kullanım: 1843 Karl Gustaf Mosander, İsv. kimyacı.) öz Ytterby İsveç'te bir kasaba +ium

tercih

Ar tarcīh ترجيه z [#rch tafˁīl II msd.] yeğleme Ar racaḥa رَجَحَ zağır bastı, yeğ idi

terciibent

§ Ar tarcīˁ ترجيع z [#rcˁ tafˁīl II msd.] geri döndürme Fa band بند zbağ, deste, şiirde kıta

tercüman

Ar tarcumān ترجمان z [#trcm] çevirmen Aram targəmānā תרגמנא za.a. Akad targumannu a.a. Akad ragāmu çağırmak, söz söylemek, dava etmek