terapi

ter2

Fa tar تر zyaş, ıslak, taze << OFa tarr a.a.

tera+

İng tera+/terato+ [bileşik adlarda] 1. dev, canavar, 2. bir birimin trilyon katı EYun téras, terat- τέρας zdev, canavar (Kaynak: Chant sf. 1106)

terabyte

İng terabyte milyar bayt

terakki

Ar taraḳḳi ٍترقّ z [#rḳy tafaˁˁul V msd.] yükselme, ilerleme, gelişme Ar raḳiya رَقِىَ ztırmandı, yükseldi

terane

Fa tarāna ترانه zçalgı sesi, velvele, şiire eşlik eden musıki

terapi

[ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cehennemlik, 1923]
verdiğiniz muhtelif gliserin fosfatlar, uzvî arsenikler, tertip etiğiniz teri-bromürler, terapiler kâr etmedi. [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Operatör ve fizyoterapi [fizik tedavi] mütehassısı Dr. Nüzhet Şakir B. [ Cumhuriyet - gazete, 1942]
her nevi terapötik tedavi fenninden istifade etmesi şayanı temennidir

Fr thérapie tedavi EYun therapeía θεραπεία zbakım, hasta bakma EYun therápōn/théraps θεράπων zbakıcı, hizmetkâr +ia

Not: Yunanca sözcüğün kökeni muğlaktır. Frisk sf. I.663-664, Chant sf. 431. Van Brock Hititçe tarpaşşa (ritüel vekil) ve *tarpan- (vekâlet) biçimlerine işaret eder. • Güncel Türkçe kullanımda terapi, müstakil kullanımda genellikle "psikoterapi" anlamındadır. • İstanbul'da Tarabya semtinin adı Yun Therapía (tedavi yeri) adından gelir.

Benzer sözcükler: aromaterapi, fizyoterapi, fototerapi, kemoterapi, kromoterapi, psikoterapi, radyoterapi, terapist, terapötik

Bu maddeye gönderenler: kemoterapi


07.12.2015
teras

Fr terrasse a.a. << OLat terraceum avlu, eve bitişik toprak düzlük

teratoloji

Fr tératologie canavarbilim, hilkat garibeleri uzmanlığı

teravih

Ar tarāwīḥ تراويح z [#rwḥ tafāˁīl çoğ.] Ar tarwīḥa(t) ترويحة z [tafˁīla(t) II msd.] soluklanma, dinlenme, Ramazan gecelerinde kılınan bir namaz

terazi

Fa tarāzū ترازو ztartı cihazı << OFa tarāzūk a.a.

terbiye

Ar tarbiya(t) تربية z [#rbw tafˁīla(t) II msd.] 1. büyütme, yetiştirme, eğitme, 2. suda yumuşatma Ar rabā رَبَا z1. büyüdü, yetişti, besili hale geldi, 2. suda şişti