tentür

tennure

Ar/Fa tannūr تنّور zfırın, tandır

tenor

Fr ténor tiz erkek sesi İt tenore 1. Ortaçağ çoksesli müziğinde melodinin sabit kısmını taşıyan ses, 2. tiz erkek sesi Lat tenere uzatmak, tutmak +()ura << HAvr *ten- germek, uzatmak

tensikat

Ar tansīḳ تنسيق z [#nsḳ tafˁīl II msd.] dizme, düzenleme Ar nasaḳa نسق zdüzenledi

tensip

Ar *tansīb تنسيب z [#nsb tafˁīl II msd.] Ar nasaba نَسَبَ zilişkili veya orantılı idi, uygun idi

tente

İt tenda gergi, çadır, gölgelik << Lat tenta a.a. Lat tendere, tens- germek

tentür

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
tentür: İçinde ilaç eritilmiş bulunan alkol.

Fr teinture boya, özellikle şeffaf renklendirici << Lat tinctura a.a. Lat tingere boyamak, renklendirmek +(t)ura

Bu maddeye gönderenler: tentürdiyot (fondöten)


01.10.2017
tentürdiyot

Fr teinture d'iode iyot boyası

tenvir

Ar tanwīr تنوير z [#nwr tafˁīl II msd.] aydınlatma, nurlandırma Ar nūr نور zışık

tenya

Fr ténia bağırsak kurdu Lat taenia şerit, kurdele EYun taínia ταίνια za.a. << HAvr *ten- çekmek, germek

tenzih

Ar tanzīh تنزيه z [#nzh tafˁīl II msd.] arıtma, (özellikle Allah'ı) günahtan ve kirden arı tutma Ar naziha نَزِهَ zarındı

tenzil

Ar tanzīl تنزيل z [#nzl tafˁīl II msd.] indirme Ar nazala نزل zindi