tennure

tenha

Fa tanhā تنها zyalnız Fa tan تن zgövde, kişi

tenis

İng tennis raketlerle oynanan bir oyun Fr tenez «tutunuz!», eskiden servis esnasında söylenen uyarı cümlesi Fr tenir almak, tutmak Lat tenere, tent- uzatmak, tutmak

tenkil

Ar tankīl تنكيل z [#nkl tafˁīl II msd.] kaçındırma, göz korkutma, başkalarının gözünü korkutmak amacıyla verilen ceza Ar nakala نكل zkaçındı

tenkis

Ar tanḳīṣ تنقيص z [#nḳṣ tafˁīl II msd.] eksiltme Ar naḳaṣa نقص zeksildi

tenkit

Ar *tanḳīd تنقيد z [#nḳd tafˁīl II msd.] şiddetle iğneleme Ar naḳada نَقَدَ zgagaladı, iğneledi, söz dokundurdu

tennure

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
tennūre [1. yol ocağı, taşınabilir ocak, 2. Mevlevi giysisi, sobaya benzediği için] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tennūre: Eteklik, fistan.

Ar/Fa tannūr تنّور zfırın, tandır

 tandır


05.08.2015
tenor

Fr ténor tiz erkek sesi İt tenore 1. Ortaçağ çoksesli müziğinde melodinin sabit kısmını taşıyan ses, 2. tiz erkek sesi Lat tenere uzatmak, tutmak +()ura << HAvr *ten- germek, uzatmak

tensikat

Ar tansīḳ تنسيق z [#nsḳ tafˁīl II msd.] dizme, düzenleme Ar nasaḳa نسق zdüzenledi

tensip

Ar *tansīb تنسيب z [#nsb tafˁīl II msd.] Ar nasaba نَسَبَ zilişkili veya orantılı idi, uygun idi

tente

İt tenda gergi, çadır, gölgelik << Lat tenta a.a. Lat tendere, tens- germek

tentür

Fr teinture boya, özellikle şeffaf renklendirici << Lat tinctura a.a. Lat tingere boyamak, renklendirmek +(t)ura