tenkis

tenezzül

Ar tanazzul تنزّل z [#nzl tafaˁˁul V msd.] kendini indirme, alçalma Ar nazala نَزَلَ zindi

tenfiz

Ar tanfīḍ تنفيض z [#nfḍ tafˁīl II msd.] delip geçmek, infaz etmek, yürürlüğe koymak Ar nafaḍa نفذ zgirdi, nüfuz etti

tenha

Fa tanhā تنها zyalnız Fa tan تن zgövde, kişi

tenis

İng tennis raketlerle oynanan bir oyun Fr tenez «tutunuz!», eskiden servis esnasında söylenen uyarı cümlesi Fr tenir almak, tutmak Lat tenere, tent- uzatmak, tutmak

tenkil

Ar tankīl تنكيل z [#nkl tafˁīl II msd.] kaçındırma, göz korkutma, başkalarının gözünü korkutmak amacıyla verilen ceza Ar nakala نكل zkaçındı

tenkis

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tenḳīṣ: Eksiltmek, nakıs etmek, azaltmak.

Ar tanḳīṣ تنقيص z [#nḳṣ tafˁīl II msd.] eksiltme Ar naḳaṣa نقص zeksildi

 nakıs1


20.04.2015
tenkit

Ar *tanḳīd تنقيد z [#nḳd tafˁīl II msd.] şiddetle iğneleme Ar naḳada نَقَدَ zgagaladı, iğneledi, söz dokundurdu

tennure

Ar/Fa tannūr تنّور zfırın, tandır

tenor

Fr ténor tiz erkek sesi İt tenore 1. Ortaçağ çoksesli müziğinde melodinin sabit kısmını taşıyan ses, 2. tiz erkek sesi Lat tenere uzatmak, tutmak +()ura << HAvr *ten- germek, uzatmak

tensikat

Ar tansīḳ تنسيق z [#nsḳ tafˁīl II msd.] dizme, düzenleme Ar nasaḳa نسق zdüzenledi

tensip

Ar *tansīb تنسيب z [#nsb tafˁīl II msd.] Ar nasaba نَسَبَ zilişkili veya orantılı idi, uygun idi