tenezzül

teneffüs

Ar tanaffus تنفّس z [#nfs tafaˁˁul V msd.] soluk alma, soluklanma Ar nafasa نَفَسَ znefes aldı

teneke

Fa tanga/tanuke تنگه/تنكه z1. ince metal tabakası, 2. Hindistan'a özgü bir tür ince gümüş para Fa tang/tanuk ince +a (≈ Sans tanuka तनुक za.a. ) << HAvr *ténh₂-u-s (*tén-u-s) a.a. HAvr *tenh₂ (*ten-) germek, çekmek

teneşir

Fa tanşūy تنشوى/تنشور z1. bulaşık ve el yıkama suyu dökülen yer, 2. beden yıkama yeri § Fa tan تن zgövde Fa şūy شوى zyıkama, yıkayan (Fa şustan, şūy- شستن, شوى zyıkamak )

tenevvür

Ar tanawwur تنوّر z [#nwr tafaˁˁul V msd.] aydınlanma, beyazlanma Ar nūr نور zışık

tenezzüh

Ar tanazzuh تنزّه z [#nzh tafaˁˁul V msd.] arınma, (kirli ve sıkıntılı şeylerden) uzaklaşma, ferahlama Ar nazaha نزه zarındı

tenezzül

[ Sinan Paşa, Marifetname, <1485]
geh tenezzül gösterüp yine zāhidler maḳāmına inem

Ar tanazzul تنزّل z [#nzl tafaˁˁul V msd.] kendini indirme, alçalma Ar nazala نَزَلَ zindi

 nüzul


09.07.2018
tenfiz

Ar tanfīḍ تنفيض z [#nfḍ tafˁīl II msd.] delip geçmek, infaz etmek, yürürlüğe koymak Ar nafaḍa نفذ zgirdi, nüfuz etti

tenha

Fa tanhā تنها zyalnız Fa tan تن zgövde, kişi

tenis

İng tennis raketlerle oynanan bir oyun Fr tenez «tutunuz!», eskiden servis esnasında söylenen uyarı cümlesi Fr tenir almak, tutmak Lat tenere, tent- uzatmak, tutmak

tenkil

Ar tankīl تنكيل z [#nkl tafˁīl II msd.] kaçındırma, göz korkutma, başkalarının gözünü korkutmak amacıyla verilen ceza Ar nakala نكل zkaçındı

tenkis

Ar tanḳīṣ تنقيص z [#nḳṣ tafˁīl II msd.] eksiltme Ar naḳaṣa نقص zeksildi