teneke

tenasül

Ar tanāsul تناسل z [#nsl tafāˁul VI msd.] üreme, neslini sürdürme Ar nasala نسل züredi

tenasüp

Ar tanāsub تناسب z [#nsb tafāˁul VI msd.] ilişkili veya orantılı olma, oranlılık, uyum Ar nasaba نَسَبَ zilgili ve ilişkili idi, uydu, uyumlu idi

tencere

Ar/Fa ṭancīra/tangīra تنگيره/طنجرة zbakır pişirme kabı <? Ar naḳara نقر z(bakır) oydu, çekiçle şekil verdi ≈ Aram nəḳar נקר z(taş, metal) çekiçle şekil verdi

tendon

İng tendon kas lifinin kemiğe bağlanan sert kısmı OLat tendo, tendonem kas lifi EYun ténōn τένων zkas lifi, yay, gergi EYun teinō τεινω zgermek

teneffüs

Ar tanaffus تنفّس z [#nfs tafaˁˁul V msd.] soluk alma, soluklanma Ar nafasa نَفَسَ znefes aldı

teneke

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
bachér tenecchié [bakır teneke]: banda stagnata [kalaylı sac] "... tenekeden yapılmış kap" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
teneke: (...) tenekeden mamul kaplar. Su tenekesi.

Fa tanga/tanuke تنگه/تنكه z1. ince metal tabakası, 2. Hindistan'a özgü bir tür ince gümüş para Fa tang/tanuk ince +a (≈ Sans tanuka तनुक za.a. ) << HAvr *ténh₂-u-s (*tén-u-s) a.a. HAvr *tenh₂ (*ten-) germek, çekmek

 tansiyon

Not: Aynı kökten Fa tang/tanuk, Lat tenuis, Alm dünn, İng thin "ince".


14.11.2019
teneşir

Fa tanşūy تنشوى/تنشور z1. bulaşık ve el yıkama suyu dökülen yer, 2. beden yıkama yeri § Fa tan تن zgövde Fa şūy شوى zyıkama, yıkayan (Fa şustan, şūy- شستن, شوى zyıkamak )

tenevvür

Ar tanawwur تنوّر z [#nwr tafaˁˁul V msd.] aydınlanma, beyazlanma Ar nūr نور zışık

tenezzüh

Ar tanazzuh تنزّه z [#nzh tafaˁˁul V msd.] arınma, (kirli ve sıkıntılı şeylerden) uzaklaşma, ferahlama Ar nazaha نزه zarındı

tenezzül

Ar tanazzul تنزّل z [#nzl tafaˁˁul V msd.] kendini indirme, alçalma Ar nazala نَزَلَ zindi

tenfiz

Ar tanfīḍ تنفيض z [#nfḍ tafˁīl II msd.] delip geçmek, infaz etmek, yürürlüğe koymak Ar nafaḍa نفذ zgirdi, nüfuz etti