temren

temmet

Ar tammat تَمَّت z [#tmm] bitti (dişil üçüncü tekil şahıs), elyazması kitaplarda metin sonunu belirten kelime Ar tamma تَمَّ zbitti, bütün oldu

temmuz

Ar tammūz تمّوز zRumi takvimin beşinci ayı Aram tammūz תמוז zArami/Süryani takviminin dördüncü ayı Akad Tammūz bir Babil ve Asur tanrısı Sumer Dumu-zi bir tanrı adı

tempo

İt tempo 1. zaman, 2. müzikte icra hızı << Lat tempus, tempor- zaman << HAvr *temp- sürme, germe, yayma

temporal1

Fr temporel İng temporal zamana ilişkin, zamansal Lat temporalis a.a. Lat tempus, tempor- süre, zaman

temporal2

Fr/İng temporal şakaklara ilişkin Lat tempora [çoğ.] şakaklar Lat templum, tempor- 1. kapatılmış alan, harîm, tapınak, 2. şakak

temren

: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
temürgen [[ok temreni - Oğuzca]] TTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
demren [[okun ucundaki sivri demir, Kıpçakçası 'başak']] TTü: [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
palalı ve sünceli mutallā temrenler ile dükkānların zeyn idüp, baˁzı üstādları demren yaparak ˁubūr iderler.

<< ETü-O temürgen ok ve kargı ucu ETü temür demir

 demir

Not: ETü isme eklenen +gAn ekinin işlevi belirsizdir. • TTü normal biçimin demren olması gerekir. Evliya Çelebi aynı paragraf içinde birkaçar kez temren ve demren biçimlerini ardışık olarak kullanır.


26.11.2019
temrin

Ar tamrīn تمرين z [#mrn tafˁīl II msd.] esnetme, alıştırma, yumuşatma Ar marana مرن zesnedi, yumuşadı

temsil

Ar tamṯīl تمثيل z [#mal tafˁīl II msd.] benzetme, benzerini yapma, örnek verme, resmetme Ar maṯala مثل zbenzedi

temyiz

Ar tamyīz تمييز z [#myz tafˁīl II msd.] ayırma, ayırdetme, seçme Ar māza مَازَ zseçti, ayırdı

ten

Fa/OFa tan تن zbeden, gövde ≈ Ave tanū- a.a. ≈ Sans tanu- a.a.

tenakuz

Ar tanāḳuẓ تناقظ z [#nḳẓ tafāˁul VI msd.] çelişme, kendi kendini tahrip etme Ar naḳaẓa نَقَظَ zçeldi, yıktı