temmet

temettü

Ar tamattuˁ تمتّع z [#mtˁ tafaˁˁul V msd.] kullanma, yararlanma, menfaat elde etme Ar mataˁa مَتَعَ zyararlandı

temin

Ar taˀmīn تأمين z [#Amn tafˁīl II msd.] emin kılma, güvence verme, inandırma, sağlama Ar amana/amina أمن zgüvendi, emin idi

temiz

Ar tamyīz تمييز z [#myz tafˁīl II msd.] seçme, ayıklama, arıtma

temkin

Ar tamkīn تمكين z [#mkn tafˁīl II msd.] 1. güç verme, güçlendirme, 2. vekar, metanet, ağırbaşlılık Ar makuna مَكُنَ zgüçlendi, pekişti

temlik

Ar tamlīk تمليك z [#mlk tafˁīl II msd.] sahip kılma, mülk edindirme Ar malaka ملك zsahip idi

temmet

[ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
temmet - temām oldı Kābūsnāmenüŋ tercümesi

Ar tammat تَمَّت z [#tmm] bitti (dişil üçüncü tekil şahıs), elyazması kitaplarda metin sonunu belirten kelime Ar tamma تَمَّ zbitti, bütün oldu

 tamam


22.05.2015
temmuz

Ar tammūz تمّوز zRumi takvimin beşinci ayı Aram tammūz תמוז zArami/Süryani takviminin dördüncü ayı Akad Tammūz bir Babil ve Asur tanrısı Sumer Dumu-zi bir tanrı adı

tempo

İt tempo 1. zaman, 2. müzikte icra hızı << Lat tempus, tempor- zaman << HAvr *temp- sürme, germe, yayma

temporal1

Fr temporel İng temporal zamana ilişkin, zamansal Lat temporalis a.a. Lat tempus, tempor- süre, zaman

temporal2

Fr/İng temporal şakaklara ilişkin Lat tempora [çoğ.] şakaklar Lat templum, tempor- 1. kapatılmış alan, harîm, tapınak, 2. şakak

temren

<< ETü-O temürgen ok ve kargı ucu ETü temür demir