telmih

telkin

Ar talḳīn تلقين z [#lḳn tafˁīl II msd.] anlatma, aklına sokma, İslam hukukunda tanığı etkileme Ar laḳina لَقِنَ zanladı, kavradı

tell

Ar tall تلّ z [#tl] höyük, yığma toprakla yapılmış tepe Aram tell a.a. Akad tillu a.a.

tellak

Ar dallāḳ دلّاق z [#dlḳ faˁˁāl mesl.] (hamamda) su dökücü Ar dalaḳa دَلقَ zsu döktü

tellal

Ar dallāl دلّال z [#dll faˁˁāl mesl.] alım satım aracısı, malı çarşıda göstererek satan çığırtkan Ar dalla دلّ zgösterdi, işaret etti

tellür

Fr tellure bir element YLat tellurium a.a. (İlk kullanım: 1798 Klaproth, Alm. kimyacı.) Lat tellus, tellur- toprak, yer +ium << HAvr *telh₂- (*tel-) yer, zemin

telmih

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
telmīh: Indicare, innuere, ostendere [ima etme, bildirme].

Ar talmīḥ تلميح z [#lmḥ tafˁīl II msd.] ima etme, dolaylı olarak bildirme Ar lamaḥa لمح zgöz ucuyla baktı


12.08.2014
telve

<? Fa delv و‎ل‎د‎ zkova +a

tema

Fr thème/thèma bir yazı veya müzik parçasının konusu EYun théma θέµα z«ortaya konan şey», münazara konusu EYun títhemi, the- τίθημι, θε- zkoymak, vazetmek +ma(t)

temadi

Ar tamādi تمادٍ z [#mdy tafāˁul VI msd.] boyunca sürme, sonuna kadar sürdürme Ar madan مدٔى zbir şeyin sonu, limit ≈ İbr middā מִדָּה z [#md] ölçü, boyut, uzunluk

temas

Ar tamāss تماسّ z [#mss tafāˁul VI msd.] (bedenen) birbirine değme, ilişme Ar massa مسّ zparmakla dokundu, ilişti

temaşa

Ar tamāşā تماشَى z [#mşy tafāˁul VI msd.] gezinti, seyran Ar maşā مشا‎ zyürüdü