tellak

telif

Ar taˀlīf تأليف z [#Alf tafˁīl II msd.] alıştırma, birbirine uydurma, artiküle etme, kompoze etme, eser yazma Ar alifa أَلِفَ zuydu, alıştı

telin

Ar talˁīn تلعين z [#lˁn tafˁīl II msd.] şiddetle lanetleme Ar laˁana لعنة zlanetledi

telkâri

§ TTü tel Fa kārī كارى zişçilik

telkin

Ar talḳīn تلقين z [#lḳn tafˁīl II msd.] anlatma, aklına sokma, İslam hukukunda tanığı etkileme Ar laḳina لَقِنَ zanladı, kavradı

tell

Ar tall تلّ z [#tl] höyük, yığma toprakla yapılmış tepe Aram tell a.a. Akad tillu a.a.

tellak

[ Edirne Sancağı Tahrir Defteri, 1475]
dellāḳ [ Meninski, Thesaurus, 1680]
tellāḳ vitiosè pro dellāḳ [dellakın bozuk şekli]

Ar dallāḳ دلّاق z [#dlḳ faˁˁāl mesl.] (hamamda) su dökücü Ar dalaḳa دَلقَ zsu döktü

Not: "Hamamda yıkamak" anlamında delk etmek fiili kullanılır.


16.01.2015
tellal

Ar dallāl دلّال z [#dll faˁˁāl mesl.] alım satım aracısı, malı çarşıda göstererek satan çığırtkan Ar dalla دلّ zgösterdi, işaret etti

tellür

Fr tellure bir element YLat tellurium a.a. (İlk kullanım: 1798 Klaproth, Alm. kimyacı.) Lat tellus, tellur- toprak, yer +ium << HAvr *telh₂- (*tel-) yer, zemin

telmih

Ar talmīḥ تلميح z [#lmḥ tafˁīl II msd.] ima etme, dolaylı olarak bildirme Ar lamaḥa لمح zgöz ucuyla baktı

telve

<? Fa delv و‎ل‎د‎ zkova +a

tema

Fr thème/thèma bir yazı veya müzik parçasının konusu EYun théma θέµα z«ortaya konan şey», münazara konusu EYun títhemi, the- τίθημι, θε- zkoymak, vazetmek +ma(t)