tell

telgraf

Fr télégraphe İng telegraph uzak-yazar (İlk kullanım: 1792 Claude Chappe, Fr. mucit.) § EYun têlos τῆλος zuzak EYun grápheús γραφεύς zyazar

telif

Ar taˀlīf تأليف z [#Alf tafˁīl II msd.] alıştırma, birbirine uydurma, artiküle etme, kompoze etme, eser yazma Ar alifa أَلِفَ zuydu, alıştı

telin

Ar talˁīn تلعين z [#lˁn tafˁīl II msd.] şiddetle lanetleme Ar laˁana لعنة zlanetledi

telkâri

§ TTü tel Fa kārī كارى zişçilik

telkin

Ar talḳīn تلقين z [#lḳn tafˁīl II msd.] anlatma, aklına sokma, İslam hukukunda tanığı etkileme Ar laḳina لَقِنَ zanladı, kavradı

tell

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
tell & tel: Collis, colliculus, tumulus arenosus [tepe, tepecik, kumlu höyük].

Ar tall تلّ z [#tl] höyük, yığma toprakla yapılmış tepe Aram tell a.a. Akad tillu a.a.

Not: Güneydoğu yer adlarında yaygın olarak kullanılan sözcük, arkeoloji terimi olarak da kabul görmüştür. Akadca sözcük MÖ 3. binyıldan itibaren kaydedilmiştir.


18.09.2017
tellak

Ar dallāḳ دلّاق z [#dlḳ faˁˁāl mesl.] (hamamda) su dökücü Ar dalaḳa دَلقَ zsu döktü

tellal

Ar dallāl دلّال z [#dll faˁˁāl mesl.] alım satım aracısı, malı çarşıda göstererek satan çığırtkan Ar dalla دلّ zgösterdi, işaret etti

tellür

Fr tellure bir element YLat tellurium a.a. (İlk kullanım: 1798 Klaproth, Alm. kimyacı.) Lat tellus, tellur- toprak, yer +ium << HAvr *telh₂- (*tel-) yer, zemin

telmih

Ar talmīḥ تلميح z [#lmḥ tafˁīl II msd.] ima etme, dolaylı olarak bildirme Ar lamaḥa لمح zgöz ucuyla baktı

telve

<? Fa delv و‎ل‎د‎ zkova +a