telgraf

telesiyej

Fr télésiège açık koltuk şeklinde teleferik § Fr téléférique teleferik Fr siège oturak, koltuk OLat *sedicare oturmak Lat sedes

teleskop

Fr téléscope «uzak-gören», dürbün YLat telescopium (İlk kullanım: 1611 Prens Cesi, İt. aristokrat, Academia dei Lincei başkanı.) § EYun têlos τῆλος zuzak EYun skopós σκοπός zseyreden, gözleyen

televizyon

İng television Fr télévision «uzak-görüş», uzaktan görüntü iletme işlemi ve bu işi yapan araç § EYun têlos τῆλος zuzak Lat visio görme, görüş

televole

marka Televole Kanal D'de yayımlanan spor tartışma programı (İlk kullanım: 1995)

telezzüz

Ar talaḏḏuḏ تلذّذ z [#lḏḏ tafaˁˁul V msd.] tad alma, tadını çıkarma Ar laḏḏa لَذَّ ztatlı idi

telgraf

[ Takvim-i Vekayi - gazete, 1832]
Fransa maslahatgüzārı tarafından 'teleġraf' yani dūr-nüvis ālātı vasıtasile telgrafname [ Düstur, 1859]
ˁādī telġrafnāmeler muhaberat-ı resmiyyeden sonra teˁāti kılınacakdır. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
telġraf: Dūr-nüvis manasına. Seyyale-i berkiye [elektrik] ile istimal olunan nev-i mahsus teller ki telgrafhanelerde darp ve tahrik olunur.

Fr télégraphe İng telegraph uzak-yazar (İlk kullanım: 1792 Claude Chappe, Fr. mucit.) § EYun têlos τῆλος zuzak EYun grápheús γραφεύς zyazar

Not: 19 yy'da Yeni Osmanlıca dūr-nüvis "uzak-yazar" adı denenmiştir.

Benzer sözcükler: telegrafik, telgrafhane, telgrafname


07.09.2017
telif

Ar taˀlīf تأليف z [#Alf tafˁīl II msd.] alıştırma, birbirine uydurma, artiküle etme, kompoze etme, eser yazma Ar alifa أَلِفَ zuydu, alıştı

telin

Ar talˁīn تلعين z [#lˁn tafˁīl II msd.] şiddetle lanetleme Ar laˁana لعنة zlanetledi

telkâri

§ TTü tel Fa kārī كارى zişçilik

telkin

Ar talḳīn تلقين z [#lḳn tafˁīl II msd.] anlatma, aklına sokma, İslam hukukunda tanığı etkileme Ar laḳina لَقِنَ zanladı, kavradı

tell

Ar tall تلّ z [#tl] höyük, yığma toprakla yapılmış tepe Aram tell a.a. Akad tillu a.a.