teleme

telek

<< TTü çelek/yelek kuşların kanat ve kuyruk tüyü

telekız
telekinezi

Fr télékinésie nesneleri psişik güçle uzaktan hareket ettirme § EYun têlos τῆλος zuzak EYun kinḗsis κινήσις zhaleket etme

telekom

İng telecom [abb.] İng telecommunication uzaktan iletişim sistemlerinin genel adı § EYun têlos τῆλος zuzak Lat communicatio haberleşme

teleks

İng telex [abb.] uzaktan yazı aktarma cihazı İng teleprinter exchange

teleme

TTü: [ Yunus Emre, Bütün Şiirleri, <1320]
bir nicesi yeŋi gelin, ak teleme [beyaz peynir gibi taze ciltli] yüzler yatur TTü: [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
delemek [Fa.]: Deleme maˁnāsındadır ki amme teleme derler; taze süde māya çalıp karışdırarak taze peynir gibi münˁaḳıd olur, çobanların büyük ikramıdır.

≈ Fa deleme/delemek دلمك ztepsi peyniri Moğ delgemek a.a. Moğ delge- sermek, yaymak


05.06.2015
telemetre

Fr télémétre uzaktan ölçüm cihazı § EYun têlos τῆλος zuzak EYun métron μέτρον zölçü

teleoloji

Fr téléologie bir şeyin amacına veya hedefine atfen yapılan akıl yürütme EYun teleología τελεολογία za.a. EYun téleios τέλειος ztam, tamam, sonsal EYun têlos τῆλος zson, bitim

telepati

Fr télépathie «uzaktan algılama», duyu organları aracılığı olmaksızın algılama İng telepathy a.a. (İlk kullanım: 1882 Henry Myers, İng. yazar.) § EYun têlos τῆλος zuzak EYun páthos πάθος zhis, duygu

telesekreter
telesiyej

Fr télésiège açık koltuk şeklinde teleferik § Fr téléférique teleferik Fr siège oturak, koltuk OLat *sedicare oturmak Lat sedes