telek

tele+

Fr télé+ İng tele+ [bileşik adlarda] uzak EYun têlos τῆλος zuzak << HAvr *kʷél-o-s HAvr *kʷel-² çok eski, uzak

telef

Ar talaf تَلَف z [#tlf faˁal msd.] ziyan olma, boşa gitme Ar talifa تَلِفَ zziyan oldu

teleferik

Fr téléférique havada asılı kablo üzerinde hareket eden taşıt § EYun têlos τῆλος zuzak EYun phérō φέρω ztaşımak +ik°

telefon

Fr téléphone sesi uzağa iletme aracı (İlk kullanım: 1834 François Sudré, Fr. mucit.) § EYun têlos τῆλος zuzak EYun phōnḗ φωνή zses

telefoto

İng telephoto 1. uzaktan fotoğraf nakil cihazı, 2. uzak çekim fotoğraf merceği

telek

TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
çelek ... yelek ... tel: Penna [kanat tüyü] TTü: [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
telek: Kuşların kanat ve kuyruk tüyü.

<< TTü çelek/yelek kuşların kanat ve kuyruk tüyü

Not: Aslı TTü yélek ve çelek iken, belki tel sözcüğüyle birleşerek 20. yy'da telek biçimini almıştır.


07.11.2014
telekız
telekinezi

Fr télékinésie nesneleri psişik güçle uzaktan hareket ettirme § EYun têlos τῆλος zuzak EYun kinḗsis κινήσις zhaleket etme

telekom

İng telecom [abb.] İng telecommunication uzaktan iletişim sistemlerinin genel adı § EYun têlos τῆλος zuzak Lat communicatio haberleşme

teleks

İng telex [abb.] uzaktan yazı aktarma cihazı İng teleprinter exchange

teleme

≈ Fa deleme/delemek دلمك ztepsi peyniri Moğ delgemek a.a. Moğ delge- sermek, yaymak