telakki

tekzip

Ar takḏīb تكذيب z [#kḏb tafˁīl II msd.] yalanlama Ar kaḏaba كذب zyalan söyledi

tel

~? Erm tel թել ziplik, sırma teli

tela

İt tela seyrek dokunmuş kumaş, kanaviçe << Lat tela dokuma, kumaş << HAvr *tetḱ-(dʰ)lo HAvr *tetḱ- dokumak

telaffuz

Ar talaffuẓ تلفّظ z [#lfẓ tafaˁˁul V msd.] söyleme, söyleyiş Ar lafaẓa لفظ zartiküle etti, söyledi

telafi

Ar talāfī تلافى z [#lfw tafāˁul VI msd.] bulma, sağlama, tedarik etme

telakki

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
telaḳḳıy: aχz, kabūl e., istikbāl e. Accipere, excipere [almak], obviam habere, obviam ire [karşılamak, karşıya gelmek], occurrere [vuku bulmak]. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
telaḳḳī: 1. alma, kabul etme, 2. Bir surette kabul etme veya bir gûna nazar ile bakma.

Ar talaḳḳi تلقّٕ z [#lḳy tafaˁˁul V msd.] kabul etme, bulma, karşılama Ar laḳā لَقَا zbuluştu, karşılaştı

 mülakat

Not: Esasen "bulma, ... olarak kabul etme" anlamında olan fiil, geç Osmanlıcada "görüş, opinion" anlamında kullanılmıştır.

Benzer sözcükler: hüsnütelakki, telakkiyat


14.05.2019
telaş

Ar talāşī تلاشى z [#lşy tafāˁul VI msd.] dağılma, dağılarak yok olma

tele+

Fr télé+ İng tele+ [bileşik adlarda] uzak EYun têlos τῆλος zuzak << HAvr *kʷél-o-s HAvr *kʷel-² çok eski, uzak

telef

Ar talaf تَلَف z [#tlf faˁal msd.] ziyan olma, boşa gitme Ar talifa تَلِفَ zziyan oldu

teleferik

Fr téléférique havada asılı kablo üzerinde hareket eden taşıt § EYun têlos τῆλος zuzak EYun phérō φέρω ztaşımak +ik°

telefon

Fr téléphone sesi uzağa iletme aracı (İlk kullanım: 1834 François Sudré, Fr. mucit.) § EYun têlos τῆλος zuzak EYun phōnḗ φωνή zses