telaş

tel

~? Erm tel թել ziplik, sırma teli

tela

İt tela seyrek dokunmuş kumaş, kanaviçe << Lat tela dokuma, kumaş << HAvr *tetḱ-(dʰ)lo HAvr *tetḱ- dokumak

telaffuz

Ar talaffuẓ تلفّظ z [#lfẓ tafaˁˁul V msd.] söyleme, söyleyiş Ar lafaẓa لفظ zartiküle etti, söyledi

telafi

Ar talāfī تلافى z [#lfw tafāˁul VI msd.] bulma, sağlama, tedarik etme

telakki

Ar talaḳḳi تلقّٕ z [#lḳy tafaˁˁul V msd.] kabul etme, bulma, karşılama Ar laḳā لَقَا zbuluştu, karşılaştı

telaş

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
telāşī: Dispersio, in nihilum redactio, evanescere, in nihilum abire [dağılma, yokolma, dağılıp gitme]. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
telāş: Dağılma, ıstırab, şaşırma, acele, ivme. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
telāş: Ar. telāşī'den. 1. Istırabla karışık acele. 2. gürüldü patırdı.

Ar talāşī تلاشى z [#lşy tafāˁul VI msd.] dağılma, dağılarak yok olma

Not: "Kaygıyla karışık acele" anlamı Türkçeye özgü olup Arapça aslına mevcut değildir.

Benzer sözcükler: telaşa vermek, telaşe, telaşe memuru, telaşlanmak, telaşlı, telaşsız


12.08.2014
tele+

Fr télé+ İng tele+ [bileşik adlarda] uzak EYun têlos τῆλος zuzak << HAvr *kʷél-o-s HAvr *kʷel-² çok eski, uzak

telef

Ar talaf تَلَف z [#tlf faˁal msd.] ziyan olma, boşa gitme Ar talifa تَلِفَ zziyan oldu

teleferik

Fr téléférique havada asılı kablo üzerinde hareket eden taşıt § EYun têlos τῆλος zuzak EYun phérō φέρω ztaşımak +ik°

telefon

Fr téléphone sesi uzağa iletme aracı (İlk kullanım: 1834 François Sudré, Fr. mucit.) § EYun têlos τῆλος zuzak EYun phōnḗ φωνή zses

telefoto

İng telephoto 1. uzaktan fotoğraf nakil cihazı, 2. uzak çekim fotoğraf merceği