teknik

tekke

Ar takiya(t) تكية z [#wkA II msd.] 1. dayanma, yatma, istirahat etme, 2. yatma yeri, barınak ≈ Ar ittakaˀa ٳتّكأ z [VIII f.] dayandı, yattı, yatağa uzandı

teklif

Ar taklīf تكليف z [#klf tafˁīl II msd.] zahmet ya da sorumluluk yükleme Ar kallafa كَلَّفَ z [II f.] yükledi Ar kulfa(t) كُلفة zyük, zahmet

tekme

<< TTü tepme ayakla vurulan darbe TTü tep- +mA

tekmil

Ar takmīl تكميل z [#kml tafˁīl II msd.] tamamlama, 'tamam' deme, bütün Ar kamala كمل ztam idi

tekne

<< ETü tekne yalak, yemlik

teknik

[ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cehennemlik, 1923]
Bunlar ‘teknik’ laflardır. Doktor olanlar ağnarlar... [ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
teknik: Bir sanata veya ilme ait olan. [ Abdullah Cevdet, <1930]
Yeni ilim ve teknoloji' Virjinya'da bir vadide yerleştirildi.

Fr technique yöntem, usul, özellikle imalat yöntemi EYun téχnē τέχνη z1. marangozluk veya yapı ustalığı, 2. genel anlamda ustalık, sanat +ik° << HAvr *tetḱ-sneh₂ (*tetḱ-snā) HAvr *tetḱ- ustalık yapmak, duvar veya kumaş örmek, marangozluk yapmak

Not: Aynı HAvr kökten EYun tektón "marangoz veya yapı ustası", Lat texere "dokumak", tela "dokuma".

Benzer sözcükler: aeroteknik, elektroteknik, piroteknik, teknikolor, teknisyen, teknoloji, teknolojik, teknopark, zootekni


26.09.2017
tekniker

Alm Techniker teknisyen

teknokrasi

İng technocracy uzman teknik eleman ve mühendis egemenliği ≈ İng technocrat

tekrar

Ar takrār تكرار z [#krr tafˁāl II msd.] yineleme, özellikle bir sözü yineleme Ar karra كَرَّ zyineledi

tekris

Ar takrīs تكريس z [#krs tafˁīl II msd.] temel atma Ar kursī taht, kaide, pedestal

teksif

Ar takṯīf تكثيف z [#ks̠f tafˁīl II msd.] yoğunlaştırma Ar kaṯṯafa كَثَّفَ z [II f.] yoğunlaştırdı