tekabül

tehevvür

Ar tahawwur تهور z [#hwr tafaˁˁul V msd.] sonunu düşünmeden bir işe atılma, delice hücum etme Ar hāra هور zyıktı, çökertti, devirdi

tehir

Ar taˀχīr تأخير z [#Aχr tafˁīl II msd.] sonraya bırakma, erteleme Ar aχχara أَخَّرَ z [II f.] sonraladı, erteledi Ar āχir آخِر zsonraki, son

tehlike

Ar tahlika(t)/tahluka(t) تَهْلُُِِكة z [#hlk tafˁila(t) II msd.] mahv, bela, helak olma Ar halaka هَلَكَ ztükendi, helak oldu

teizm

Fr théisme tanrıcılık, müesses dinlerden bağımsız tanrı inancı İng theism a.a. EYun théos θέος ztanrı +ism°

tek

<< ETü tek yalnız, suskun

tekabül

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
teḳābül: De facie ad faciem sese spectare [yüz yüze bakmak]. Teḳābüli saffeyn [iki ordunun karşılaşması]. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
teḳābül: (...) 2. karşılık olma, bir şeye karşılık ve bedel yerini tutma.

Ar taḳābul تقابل z [#ḳbl tafāˁul VI msd.] birbirine yönelme, yüz yüze gelme Ar ḳabala قَبَلَ zyöneldi

 kabul

Not: 1970'lerden sonra popülerlik kazanan Osmanlıca tabirattandır. İng correspond karşılığı olan güncel anlamı, Arapça ve klasik Osmanlıca anlamından farklıdır.

Benzer sözcükler: tekabüliyet

Bu maddeye gönderenler: mütekabil


24.04.2015
tekâlif

Ar takālīf تكاليف z [#klf tafāˁīl çoğ.] külfetler, angaryalar Ar taklīf تكليف z [II msd.] külfet, zorunlu kamu hizmeti, angarya

tekâmül

Ar takāmul تكامل z [#kml tafāˁul VI msd.] olgunlaşma, kusursuzluk Ar kamala كمل ztam ve olgun idi

tekâsüf

Ar takāṯuf تكاثف z [#ks̠f tafāˁul VI msd.] sıklaşma, yoğunlaşma Ar kaṯafa كثف zsık idi

tekaüt

Ar taḳāˁud تقاعد z [#ḳˁd tafāˁul VI msd.] 1. oturma, 2. eylemli olmama, inzivaya çekilme Ar ḳaˁada قعد zoturdu

tekbir

Ar takbīr تكبير z [#kbr tafˁīl II msd.] yüceltme, Allahu ekber deme Ar kabbara كَبَّرَ z [II f.] büyüttü, yüceltti