tekâsüf

teizm

Fr théisme tanrıcılık, müesses dinlerden bağımsız tanrı inancı İng theism a.a. EYun théos θέος ztanrı +ism°

tek

<< ETü tek yalnız, suskun

tekabül

Ar taḳābul تقابل z [#ḳbl tafāˁul VI msd.] birbirine yönelme, yüz yüze gelme Ar ḳabala قَبَلَ zyöneldi

tekâlif

Ar takālīf تكاليف z [#klf tafāˁīl çoğ.] külfetler, angaryalar Ar taklīf تكليف z [II msd.] külfet, zorunlu kamu hizmeti, angarya

tekâmül

Ar takāmul تكامل z [#kml tafāˁul VI msd.] olgunlaşma, kusursuzluk Ar kamala كمل ztam ve olgun idi

tekâsüf

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tekāsüf: sıklaşıp kalın olma

Ar takāṯuf تكاثف z [#ks̠f tafāˁul VI msd.] sıklaşma, yoğunlaşma Ar kaṯafa كثف zsık idi

 kesafet


11.11.2014
tekaüt

Ar taḳāˁud تقاعد z [#ḳˁd tafāˁul VI msd.] 1. oturma, 2. eylemli olmama, inzivaya çekilme Ar ḳaˁada قعد zoturdu

tekbir

Ar takbīr تكبير z [#kbr tafˁīl II msd.] yüceltme, Allahu ekber deme Ar kabbara كَبَّرَ z [II f.] büyüttü, yüceltti

tekdir

Ar takdīr تكدير z [#kdr tafˁīl II msd.] bulandırma, bunaltma, azarlama, ayıplama Ar kadara كَدَرَ zsıkıldı, bunaldı

teke

<< ETü teke erkek keçi

tekebbür

Ar takabbur تكبّر z [#kbr tafaˁˁul V msd.] büyüklenme, büyüklük taslama Ar kabura كَبُرَ zbüyük idi, büyüdü