tekâmül

tehlike

Ar tahlika(t)/tahluka(t) تَهْلُُِِكة z [#hlk tafˁila(t) II msd.] mahv, bela, helak olma Ar halaka هَلَكَ ztükendi, helak oldu

teizm

Fr théisme tanrıcılık, müesses dinlerden bağımsız tanrı inancı İng theism a.a. EYun théos θέος ztanrı +ism°

tek

<< ETü tek yalnız, suskun

tekabül

Ar taḳābul تقابل z [#ḳbl tafāˁul VI msd.] birbirine yönelme, yüz yüze gelme Ar ḳabala قَبَلَ zyöneldi

tekâlif

Ar takālīf تكاليف z [#klf tafāˁīl çoğ.] külfetler, angaryalar Ar taklīf تكليف z [II msd.] külfet, zorunlu kamu hizmeti, angarya

tekâmül

"tam ve kusursuz olma" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
tekāmül: Tamām olmak. Integrum & perfectum esse "evrim" [ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
evolüsyon: Bütün eşkâl-i hayatiyenin tedricen tahavvül ettiğini kabul eden nazariye, tekâmül.

Ar takāmul تكامل z [#kml tafāˁul VI msd.] olgunlaşma, kusursuzluk Ar kamala كمل ztam ve olgun idi

 kemal

Not: Osmanlıcada "kâmil olma" anlamında ender görülen bir sözcük iken, 20. yy'da "evrim" anlamıyla yaygın kullanım kazanmıştır.

Bu maddeye gönderenler: mütekâmil


15.11.2019
tekâsüf

Ar takāṯuf تكاثف z [#ks̠f tafāˁul VI msd.] sıklaşma, yoğunlaşma Ar kaṯafa كثف zsık idi

tekaüt

Ar taḳāˁud تقاعد z [#ḳˁd tafāˁul VI msd.] 1. oturma, 2. eylemli olmama, inzivaya çekilme Ar ḳaˁada قعد zoturdu

tekbir

Ar takbīr تكبير z [#kbr tafˁīl II msd.] yüceltme, Allahu ekber deme Ar kabbara كَبَّرَ z [II f.] büyüttü, yüceltti

tekdir

Ar takdīr تكدير z [#kdr tafˁīl II msd.] bulandırma, bunaltma, azarlama, ayıplama Ar kadara كَدَرَ zsıkıldı, bunaldı

teke

<< ETü teke erkek keçi