tek

tehdit

Ar tahdīd تهديد z [#hdd tafˁīl II msd.] korkutma, tehdit etme Ar hadda هَدَّ zkırdı, yıktı, korkutarak ele geçirdi

tehevvür

Ar tahawwur تهور z [#hwr tafaˁˁul V msd.] sonunu düşünmeden bir işe atılma, delice hücum etme Ar hāra هور zyıktı, çökertti, devirdi

tehir

Ar taˀχīr تأخير z [#Aχr tafˁīl II msd.] sonraya bırakma, erteleme Ar aχχara أَخَّرَ z [II f.] sonraladı, erteledi Ar āχir آخِر zsonraki, son

tehlike

Ar tahlika(t)/tahluka(t) تَهْلُُِِكة z [#hlk tafˁila(t) II msd.] mahv, bela, helak olma Ar halaka هَلَكَ ztükendi, helak oldu

teizm

Fr théisme tanrıcılık, müesses dinlerden bağımsız tanrı inancı İng theism a.a. EYun théos θέος ztanrı +ism°

tek

ETü: [ Uygurca Budist metinler, <1000]
tek bir öḏün [yalnız bir defa] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
tek: bi-lā ḳasd [amaçsız bu yüzden 'tek keldim' demek, özel bir amacım olmaksızın geldim [sadece geldim] demektir.]] (...) [[Oğuzca 'tek dur' "sessiz ol" demektir.]] ETü: [ Kutadgu Bilig, 1069]
tili köŋli bir tek [dili gönlü bir]

<< ETü tek yalnız, suskun

Not: Esas anlamı "yalnız" olup, "ıssız" ve (Oğuz dillerine özgü olan) "suskun" anlamları ikincildir.

Benzer sözcükler: dek durmak, tek atmak, tek durmak, tek tabanca, tek tük, tekdüze, tekeş, teklemek, tekli

Bu maddeye gönderenler: tekel, tekil, tekin, tikel


31.07.2015
tekabül

Ar taḳābul تقابل z [#ḳbl tafāˁul VI msd.] birbirine yönelme, yüz yüze gelme Ar ḳabala قَبَلَ zyöneldi

tekâlif

Ar takālīf تكاليف z [#klf tafāˁīl çoğ.] külfetler, angaryalar Ar taklīf تكليف z [II msd.] külfet, zorunlu kamu hizmeti, angarya

tekâmül

Ar takāmul تكامل z [#kml tafāˁul VI msd.] olgunlaşma, kusursuzluk Ar kamala كمل ztam ve olgun idi

tekâsüf

Ar takāṯuf تكاثف z [#ks̠f tafāˁul VI msd.] sıklaşma, yoğunlaşma Ar kaṯafa كثف zsık idi

tekaüt

Ar taḳāˁud تقاعد z [#ḳˁd tafāˁul VI msd.] 1. oturma, 2. eylemli olmama, inzivaya çekilme Ar ḳaˁada قعد zoturdu