tehcir

teganni

Ar taġannī تغنّى z [#ġny tafaˁˁul V msd.] (kumru) ötme, şarkı söyleme Ar ġaniya غَنِىَ zsesini titreterek terennüm etti, kumru gibi öttü

teğel

≈ Fa tigal تگل zyama <? ETü tik- dikiş dikmek

teğelti

≈ Fa tagaltū/tagalti eyerin altına konulan keçe, dolgulu battaniye

teğet

ETü teg- değmek +At2

teğmen

TTü teg- değmek +mAn

tehcir

YO: "sürgün etme, sürgün" [ 1916]
[İstanbul Polis Müdüriyeti İkinci Şube Müdürlüğünden Dahiliye Vekâletine yazı] ekserisi de bu suretle gittikleri yerlerden tehcire tabi tutularak daha içerilere sevk olunmakta bulunması cihetiyle

Ar tahcīr تهجير z [#hcr tafˁīl II msd.] yola çıkma, gün doğumunda seyahat etme Ar hacara هجر zgöçtü

 hicret

Not: Arapçada "sabah erken seyahat etme" anlamına gelen sözcüğe Osmanlıca metinlerde rastlanmaz. Güncel anlamda en erken 1916'dan itibaren resmi yazışmalarda kullanılmış, 1918'de savaşın bitimiyle birlikte basın jargonunda yaygınlık kazanmıştır.


24.12.2017
tehdit

Ar tahdīd تهديد z [#hdd tafˁīl II msd.] korkutma, tehdit etme Ar hadda هَدَّ zkırdı, yıktı, korkutarak ele geçirdi

tehevvür

Ar tahawwur تهور z [#hwr tafaˁˁul V msd.] sonunu düşünmeden bir işe atılma, delice hücum etme Ar hāra هور zyıktı, çökertti, devirdi

tehir

Ar taˀχīr تأخير z [#Aχr tafˁīl II msd.] sonraya bırakma, erteleme Ar aχχara أَخَّرَ z [II f.] sonraladı, erteledi Ar āχir آخِر zsonraki, son

tehlike

Ar tahlika(t)/tahluka(t) تَهْلُُِِكة z [#hlk tafˁila(t) II msd.] mahv, bela, helak olma Ar halaka هَلَكَ ztükendi, helak oldu

teizm

Fr théisme tanrıcılık, müesses dinlerden bağımsız tanrı inancı İng theism a.a. EYun théos θέος ztanrı +ism°