tegafül

tefriş

Ar tafrīş تفريش z [#frş tafˁīl II msd.] yere yatak veya döşek serme, taş döşeme Ar farş فرش zyaygı, halı, döşek

tefrit

Ar tafrīṭ تفريط z [#frṭ tafˁīl II msd.] geride kalma, eksik ve yetersiz olma, ihmal etme Ar faraṭa فرط zileri gitti

tefsir

Ar tafsīr تفسير z [#fsr tafˁīl II msd.] yorumlama, özellikle Kuran'ı yorumlama Aram pşār פשר zyorum, rüya tabiri İbr/Aram #pşr פשר z1. çözme, 2. rüya tabir etme, yorumlama

teftiş

Ar taftīş تفتيش z [#ftş tafˁīl II msd.] denetleme Ar fattaşa فَتَّشَ z [II f.] denetledi

tefviz

Ar tafwīḍ تفويض z [#fwḍ tafˁīl II msd.] ihale etme, bir işi birine ısmarlama Ar fawwaḍa فَوَّضَ z [II f.] ihale etti, ısmarladı

tegafül

[ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
çün χarbendenüŋ işi bitdi, teġāfül eyledi

Ar taġāful تغافل z [#ġfl tafāˁul VI msd.] gaflet taslama, bilmezden gelme Ar ġafala غَفَلَ zhabersiz idi

 gaflet


10.08.2015
tegallüp

Ar taġallub تغلّب z [#ġlb tafaˁˁul V msd.] galip gelme, egemen olma Ar ġalaba غَلَبَ züstün idi, üstün geldi

teganni

Ar taġannī تغنّى z [#ġny tafaˁˁul V msd.] (kumru) ötme, şarkı söyleme Ar ġaniya غَنِىَ zsesini titreterek terennüm etti, kumru gibi öttü

teğel

≈ Fa tigal تگل zyama <? ETü tik- dikiş dikmek

teğelti

≈ Fa tagaltū/tagalti eyerin altına konulan keçe, dolgulu battaniye

teğet

ETü teg- değmek +At2