tefhim

tefeci

TTü defe/tefe varak destesi Ar daffa(t) دَفَّة z [#dff] 1. kapı veya pencere kanadı, 2. kitabın ön ve arka kapağı

tefek

? [ikil.]

tefekkür

Ar tafakkur تفكّر z [#fkr tafaˁˁul V msd.] düşünme, akıl yürütme Ar fakara فَكَرَ zdüşündü

teferruat

Ar tafarruˁ تفرّع z [#frˁ tafaˁˁul V msd.] dallanma, kollara ayrılma Ar faraˁa فرع zdallandı

tefessüh

Ar tafassuχ تفسّخ z [#fsχ tafaˁˁul V msd.] sakatlanma, hukuken geçersiz kılınma Ar fasaχa فَسَخَ zkolunu veya bacağını çıkardı, hukuken geçersiz kıldı

tefhim

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
tefhīm: fehm ittürmek, anlatmak.

Ar tafhīm تفهيم z [#fhm tafˁīl II msd.] fehm ettirme, anlamasını sağlama Ar fahama فَهَمَ zanladı

 fehim


12.08.2014
teflon

marka Teflon [abb.] bir plastik madde (İlk kullanım: 1944 Roy Plunkett & Kinetic Chemicals, ABD.) İng tetrafluorethylene dört fluor molekülü içeren etilen türevi

tefrik

Ar tafrīḳ تفريق z [#frḳ tafˁīl II msd.] 1. ayırma, ayrıştırma, 3. aritmetikte çıkarma Ar faraḳa فَرَقَ zayırdı

tefrika

Ar tafrīḳa(t) تفريقة z [#frḳ tafˁīla(t) II msd.] ayrılmış şey, bölük, bölüm Ar faraḳa فَرَقَ zayırdı

tefriş

Ar tafrīş تفريش z [#frş tafˁīl II msd.] yere yatak veya döşek serme, taş döşeme Ar farş فرش zyaygı, halı, döşek

tefrit

Ar tafrīṭ تفريط z [#frṭ tafˁīl II msd.] geride kalma, eksik ve yetersiz olma, ihmal etme Ar faraṭa فرط zileri gitti