tefek

teenni

Ar taˀannī تأنّى z [#Any tafaˁˁul V msd.] acele etmeme, geciktirme, yavaştan alma Ar anā أنا zgecikti

teessüf

Ar taˀassuf تأسّف z [#Asf tafaˁˁul V msd.] üzülme, esef duyma Ar asifa أَسِفَ zpişman oldu, esef etti

teessür

Ar taˀaṯṯur تأثّر z [#As̠r tafaˁˁul V msd.] etkilenme Ar aṯṯara أَثَّرَ z [II f.] tesir etti, etkiledi Ar aṯar أثر zeser, iz

teessüs

Ar taˀassus تأسّس z [#Ass tafaˁˁul V msd.] tesis edilme, temellenme Ar uss اسّ ztemel, baz

tefeci

TTü defe/tefe varak destesi Ar daffa(t) دَفَّة z [#dff] 1. kapı veya pencere kanadı, 2. kitabın ön ve arka kapağı

tefek

ufak tefek [ Lugat-i Halimi, 1477]
çerçi ki uvak devek ve boncuk satarlar [ Osmanlı Kanunnameleri, <1512]
uvak devek

? [ikil.]


18.09.2017
tefekkür

Ar tafakkur تفكّر z [#fkr tafaˁˁul V msd.] düşünme, akıl yürütme Ar fakara فَكَرَ zdüşündü

teferruat

Ar tafarruˁ تفرّع z [#frˁ tafaˁˁul V msd.] dallanma, kollara ayrılma Ar faraˁa فرع zdallandı

tefessüh

Ar tafassuχ تفسّخ z [#fsχ tafaˁˁul V msd.] sakatlanma, hukuken geçersiz kılınma Ar fasaχa فَسَخَ zkolunu veya bacağını çıkardı, hukuken geçersiz kıldı

tefhim

Ar tafhīm تفهيم z [#fhm tafˁīl II msd.] fehm ettirme, anlamasını sağlama Ar fahama فَهَمَ zanladı

teflon

marka Teflon [abb.] bir plastik madde (İlk kullanım: 1944 Roy Plunkett & Kinetic Chemicals, ABD.) İng tetrafluorethylene dört fluor molekülü içeren etilen türevi