tefeci

teemmül

Ar taˀammul تأمّل z [#Aml tafaˁˁul V msd.] tefekkür etme, bir şeye yoğunlaşarak düşünme Ar amala أمل zumdu, hedefe yöneldi

teenni

Ar taˀannī تأنّى z [#Any tafaˁˁul V msd.] acele etmeme, geciktirme, yavaştan alma Ar anā أنا zgecikti

teessüf

Ar taˀassuf تأسّف z [#Asf tafaˁˁul V msd.] üzülme, esef duyma Ar asifa أَسِفَ zpişman oldu, esef etti

teessür

Ar taˀaṯṯur تأثّر z [#As̠r tafaˁˁul V msd.] etkilenme Ar aṯṯara أَثَّرَ z [II f.] tesir etti, etkiledi Ar aṯar أثر zeser, iz

teessüs

Ar taˀassus تأسّس z [#Ass tafaˁˁul V msd.] tesis edilme, temellenme Ar uss اسّ ztemel, baz

tefeci

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
tefe: chassa del telaio [dokumacı sandığı?] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
tefe تفه (p[ers].): ... charta convoluta, volumen [kâğıt rulosu?] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tefe تفه: Tef gibi yuvarlak şey. (...) Deste manasına varak tefesi: yüz yapraklı bend, gümüş ve bakır varak. (...) tefeci: Borsalarda senedat tefeciliği, madrabaz.

TTü defe/tefe varak destesi Ar daffa(t) دَفَّة z [#dff] 1. kapı veya pencere kanadı, 2. kitabın ön ve arka kapağı


09.10.2017
tefek

? [ikil.]

tefekkür

Ar tafakkur تفكّر z [#fkr tafaˁˁul V msd.] düşünme, akıl yürütme Ar fakara فَكَرَ zdüşündü

teferruat

Ar tafarruˁ تفرّع z [#frˁ tafaˁˁul V msd.] dallanma, kollara ayrılma Ar faraˁa فرع zdallandı

tefessüh

Ar tafassuχ تفسّخ z [#fsχ tafaˁˁul V msd.] sakatlanma, hukuken geçersiz kılınma Ar fasaχa فَسَخَ zkolunu veya bacağını çıkardı, hukuken geçersiz kıldı

tefhim

Ar tafhīm تفهيم z [#fhm tafˁīl II msd.] fehm ettirme, anlamasını sağlama Ar fahama فَهَمَ zanladı