tedris

tedhiş

Ar tadhīş تدهيش z [#dhş tafˁīl II msd.] korkutma, dehşet verme, yıldırma Ar dahişa دهش zşaştı, çok korktu

tedip

Ar taˀdīb تأديب z [#Adb tafˁīl II msd.] edep verme, terbiye etme Ar adab görgü, terbiye

tedirgin

TTü didir-/titir- huzursuz olmak +gIn TTü did-/dit-

tediye

Ar taˀdiya(t) تأدية z [#Ady tafˁila(t) II msd.] (bir borcu) yerine getirme, icra etme, ödeme Ar adāˀ أداء za.a.

tedricen

Ar tadrīcan تدريجاً z [zrf.] adım adım, derece derece Ar tadrīc تدريج z [#drc tafˁīl II msd.] adımlama, basamak çıkma +an Ar daraca دَرَجَ zyürüdü, adımladı

tedris

"öğretme" [ Hayalî, Ravzatü'l-envâr, 1449]
YO: tedrisat "eğitim" [ Ziya Gökalp, 1917]
tedrīsāt = enseignement

Ar tadrīs تدريس z [#drs tafˁīl II msd.] ders verme, öğretme Ar darasa دَرَسَ zders gördü, öğrendi

 ders

Benzer sözcükler: tedrisat

Bu maddeye gönderenler: müderris


28.07.2015
tedvir

Ar tadwīr تدوير z [#dwr tafˁīl II msd.] döndürme, devr ettirme Ar dāra دار zdöndü

teehhül

Ar taˀahhul تأهّل z [#Ahl tafaˁˁul V msd.] evlenme Ar ahala أهل zevlendi

teehhür

Ar taˀaχχur تأخّر z [#Aχr tafaˁˁul V msd.] geri kalma, gecikme Ar āχar gerideki

teemmül

Ar taˀammul تأمّل z [#Aml tafaˁˁul V msd.] tefekkür etme, bir şeye yoğunlaşarak düşünme Ar amala أمل zumdu, hedefe yöneldi

teenni

Ar taˀannī تأنّى z [#Any tafaˁˁul V msd.] acele etmeme, geciktirme, yavaştan alma Ar anā أنا zgecikti