tedip

tedarik

Ar tadāruk تدارُك z [#drk tafāˁul VI msd.] yetişme, yardım etme, hazırlık Ar daraka دَرَكَ zdibine vardı, yetişti

tedavi

Ar tadāwī تداوي z [#dwy tafāˁul VI msd.] iyileştirme Ar dawāˀ دواء zilaç, derman

tedavül

Ar tadāwul تداول z [#dwl tafāˁul VI msd.] dolanma, dolaşım, alternasyon Ar dāla دَالَ zdöndü, dolandı

tedbir

Ar tadbīr تدبير z [#dbr tafˁīl II msd.] (bir işin) arkasını düşünme, planlama, tasarlama Ar dabbara دَبَّرَ z [II f.] arkasını düşündü, tedbir aldı Ar dubr دُبْر zarka, kıç

tedhiş

Ar tadhīş تدهيش z [#dhş tafˁīl II msd.] korkutma, dehşet verme, yıldırma Ar dahişa دهش zşaştı, çok korktu

tedip

[ Yazıcızade Ali, Tarih-i Âl-i Selçuk, 1423]
geregi gibi kuşimāl ve teˁdīb kılurdı.

Ar taˀdīb تأديب z [#Adb tafˁīl II msd.] edep verme, terbiye etme Ar adab görgü, terbiye

 edep

Bu maddeye gönderenler: müeddep


15.01.2015
tedirgin

TTü didir-/titir- huzursuz olmak +gIn TTü did-/dit-

tediye

Ar taˀdiya(t) تأدية z [#Ady tafˁila(t) II msd.] (bir borcu) yerine getirme, icra etme, ödeme Ar adāˀ أداء za.a.

tedricen

Ar tadrīcan تدريجاً z [zrf.] adım adım, derece derece Ar tadrīc تدريج z [#drc tafˁīl II msd.] adımlama, basamak çıkma +an Ar daraca دَرَجَ zyürüdü, adımladı

tedris

Ar tadrīs تدريس z [#drs tafˁīl II msd.] ders verme, öğretme Ar darasa دَرَسَ zders gördü, öğrendi

tedvir

Ar tadwīr تدوير z [#dwr tafˁīl II msd.] döndürme, devr ettirme Ar dāra دار zdöndü