tecziye

tecim

TTü teci- geçinmek TTü tecir satıcı Ar tācir

tecrit

Ar tacrīd تجريد z [#crd tafˁīl II msd.] soyma, soyunma, soyutlama Ar carada جَرَدَ zsoydu

tecrübe

Ar tacriba(t) تجرِبة z [#crb tafˁila(t) II msd.] deneme, sınama, sınavdan geçirme Ar carraba جَرَِّبَ z [II f.] denedi, sınadı Ar carab جَرَب zuyuz

tecvit

Ar tacwīd تجويد z [#cwd tafˁīl II msd.] güzelleştirme, güzel söyleme Ar cāda جاد ziyi ve güzel idi, güzelleşti

tecviz

Ar tacwīz تجويز z [#cwz tafˁīl II msd.] caiz görme, izin verme

tecziye

YO: "cezalandırma" [ Kaynakça yok, 1918]
...beni nöbet mahallinde bulamaz, tecziyeme mucip oldu YO: [ Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, 1927]
şark vilayetlerinde vakı olan mezālim ve cināyātın esbap ve avāmili ve fāil ve müsebbipleri hakkında bītarafane tahkikat icrāsiyle mücrimlerin müsaraaten tecziyelerini talep etmek

Ar *tacziya(t) تجزية z [#czy tafˁīla(t) II msd.] cezalandırma Ar cazāˀ جزاء zceza

 ceza

Not: Ceza fiilinin tefˁīl türevi Arapçada ve Osmanlı dönemi sözlüklerinde mevcut değildir. Dünya Harbi yılları dolayında belirmiş bir askeriye ıstılahı olsa gerekir.


04.03.2019
teçhiz

Ar tachīz تجهيز z [#chz tafˁīl II msd.] donatma Ar cahāz جهاز zdonanım, gereç

tedarik

Ar tadāruk تدارُك z [#drk tafāˁul VI msd.] yetişme, yardım etme, hazırlık Ar daraka دَرَكَ zdibine vardı, yetişti

tedavi

Ar tadāwī تداوي z [#dwy tafāˁul VI msd.] iyileştirme Ar dawāˀ دواء zilaç, derman

tedavül

Ar tadāwul تداول z [#dwl tafāˁul VI msd.] dolanma, dolaşım, alternasyon Ar dāla دَالَ zdöndü, dolandı

tedbir

Ar tadbīr تدبير z [#dbr tafˁīl II msd.] (bir işin) arkasını düşünme, planlama, tasarlama Ar dabbara دَبَّرَ z [II f.] arkasını düşündü, tedbir aldı Ar dubr دُبْر zarka, kıç