tecanüs

tebeşir

Fa tabāşīr تباشير z1. şeker kamışı şekeri, 2. tebeşir veya alçı, beyaz madde Sans tvakşīrā şeker kamışı özü § Sans tváç, tvak- kabuk Sans şirā öz suyu

tebliğ

Ar tablīġ تبليغ z [#blġ tafˁīl II msd.] iletme, mesaj ulaştırma Ar balaġa بَلَغَ zulaştı, vardı

tebrik

Ar tabrīk تبريك z [#brk tafˁīl II msd.] kutsama, kutlama Ar baraka(t) بركة zkutluluk, kutsama

tebşir

Ar tabşīr تبشير z [#bşr tafˁīl II msd.] müjdeleme Ar başara بَشَرَ zdoğum haberi aldı, bir müjdeye sevindi

tecahül

Ar tacāhul تجاهل z [#chl tafāˁul VI msd.] bilmezden gelme Ar cahala جَهَلَ zbilmedi

tecanüs

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tecānüs: Bir cins olmak, mütecanis olmak.

Ar tacānus تجانس z [#cns tafāˁul VI msd.] iki şeyin aynı cinsten olması, türdeşlik Ar cins جنس z

 cins

Not: Arapça sözcük kelâm ıstılahı olup klasik sözlüklerde yer almaz.

Bu maddeye gönderenler: mütecanis


24.10.2014
tecavüz

Ar tacāwuz تجاوز z [#cwz tafāˁul VI msd.] geçme, aşma, haddini veya ölçüsünü aşma, azma Ar cāza جَازَ zgeçti, aştı

tecdit

Ar tacdīd تجديد‎‎‎‎ z [#cdd tafˁīl II msd.] yenileme Ar cadīd جديد zyeni

teceddüt

Ar tacaddud تجدّد‎‎‎‎ z [#cdd tafaˁˁul V msd.] yenilenme Ar cadīd yeni

tecelli

Ar tacallī/tacallā تجلّي z [#clw tafaˁˁul V msd.] aydınlanma, özellikle tanrısal bir gerçeğin belirmesi, manifestation (≈ Aram tagallā תגלא zözellikle Sina Dağında Allah'ın Musa'ya görünmesi ) Ar calā ışıdı, aydınlandı

tecerrüt

Ar tacarrud تجرّد z [#crd tafaˁˁul V msd.] yalnız olma, soyutlanma Ar carada جَرَدَ zsoydu