teğet

tegafül

Ar taġāful تغافل z [#ġfl tafāˁul VI msd.] gaflet taslama, bilmezden gelme Ar ġafala غَفَلَ zhabersiz idi

tegallüp

Ar taġallub تغلّب z [#ġlb tafaˁˁul V msd.] galip gelme, egemen olma Ar ġalaba غَلَبَ züstün idi, üstün geldi

teganni

Ar taġannī تغنّى z [#ġny tafaˁˁul V msd.] (kumru) ötme, şarkı söyleme Ar ġaniya غَنِىَ zsesini titreterek terennüm etti, kumru gibi öttü

teğel

≈ Fa tigal تگل zyama <? ETü tik- dikiş dikmek

teğelti

≈ Fa tagaltū/tagalti eyerin altına konulan keçe, dolgulu battaniye

teğet

YTü: [ Geometri Terimleri, 1937]

ETü teg- değmek +At2

 değ-

Not: Fr tangente "teğet" sözcüğünden esinlendiği açıktır. ETü teg- biçiminin TTü değ- olması gerekir.


30.06.2019
teğmen

TTü teg- değmek +mAn

tehcir

Ar tahcīr تهجير z [#hcr tafˁīl II msd.] yola çıkma, gün doğumunda seyahat etme Ar hacara هجر zgöçtü

tehdit

Ar tahdīd تهديد z [#hdd tafˁīl II msd.] korkutma, tehdit etme Ar hadda هَدَّ zkırdı, yıktı, korkutarak ele geçirdi

tehevvür

Ar tahawwur تهور z [#hwr tafaˁˁul V msd.] sonunu düşünmeden bir işe atılma, delice hücum etme Ar hāra هور zyıktı, çökertti, devirdi

tehir

Ar taˀχīr تأخير z [#Aχr tafˁīl II msd.] sonraya bırakma, erteleme Ar aχχara أَخَّرَ z [II f.] sonraladı, erteledi Ar āχir آخِر zsonraki, son