teğel

teftiş

Ar taftīş تفتيش z [#ftş tafˁīl II msd.] denetleme Ar fattaşa فَتَّشَ z [II f.] denetledi

tefviz

Ar tafwīḍ تفويض z [#fwḍ tafˁīl II msd.] ihale etme, bir işi birine ısmarlama Ar fawwaḍa فَوَّضَ z [II f.] ihale etti, ısmarladı

tegafül

Ar taġāful تغافل z [#ġfl tafāˁul VI msd.] gaflet taslama, bilmezden gelme Ar ġafala غَفَلَ zhabersiz idi

tegallüp

Ar taġallub تغلّب z [#ġlb tafaˁˁul V msd.] galip gelme, egemen olma Ar ġalaba غَلَبَ züstün idi, üstün geldi

teganni

Ar taġannī تغنّى z [#ġny tafaˁˁul V msd.] (kumru) ötme, şarkı söyleme Ar ġaniya غَنِىَ zsesini titreterek terennüm etti, kumru gibi öttü

teğel

"seyrek ve kaba dikiş" [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
Sırı ve tegel ki cāme dikerken iğneyi her sancıp çıkarmak mertebesidir. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tegel, tegellemek

≈ Fa tigal تگل zyama <? ETü tik- dikiş dikmek

 dik-

Not: J. Dény 225 f. Fa tigal ve tagaltī "eyerin altına konan keçe" biçimlerinin Türkçeden alıntı olduğunu savunur; Doerfer TMEN §919-920 her iki sözcüğün Farsçadan Türkçeye geçmesi ihtimali üzerinde durur. Vefik Paşa her ikisini Türkçe sayar. • Sözcüğün kural dışı fonetik evrimi belki Farsçadan geri-alıntıyla açıklanabilir.

Benzer sözcükler: teğellemek

Bu maddeye gönderenler: teğelti


25.09.2017
teğelti

≈ Fa tagaltū/tagalti eyerin altına konulan keçe, dolgulu battaniye

teğet

ETü teg- değmek +At2

teğmen

TTü teg- değmek +mAn

tehcir

Ar tahcīr تهجير z [#hcr tafˁīl II msd.] yola çıkma, gün doğumunda seyahat etme Ar hacara هجر zgöçtü

tehdit

Ar tahdīd تهديد z [#hdd tafˁīl II msd.] korkutma, tehdit etme Ar hadda هَدَّ zkırdı, yıktı, korkutarak ele geçirdi