tazim

tayyör

Fr tailleur 1. terzi, 2. «terzi işi», bir tür kadın giysisi Fr tailler biçmek, terzilik etmek +(t)or

tazallüm

Ar taẓallum تظلّم z [#ẓlm tafaˁˁul V msd.] zulümle suçlama, zulüm atfetme Ar ẓalama ظَلَمَ zzulmetti

tazammun

Ar taḍammun تضمّن z [#ḍmn tafaˁˁul V msd.] kefil olma, mantıken içerme Ar ḍamana ضَمَنَ zsöz verdi, sorumluluk aldı

taze

Fa tāze تازه zyeni, diri, canlı, cari << OFa tāzag/tāzig koşan, diri OFa taχtan, tāz- koşmak +a

tazı

Fa tāzī تازى z1. koşucu, akıncı, 2. bedevi, Arap Fa/OFa taχtan, tāz koşmak, akın etmek ≈ Ave tak-, taçaiti a.a. << HAvr *tekʷ- seğirtmek, hızlı gitmek

tazim

[ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
ol kişide kim anda bu kadar nübüvvet taˁẓīmi ola

Ar taˁẓīm تعظيم z [#ˁẓm tafˁīl II msd.] yüceltme, ululama Ar ˁaẓuma عظم zyüce idi

 azamet

Bu maddeye gönderenler: muazzam


17.08.2017
tazip

Ar taˁḏīb تعذيب z [#ˁḏb tafˁīl II msd.] eziyet etme, acı verme Ar ˁaḏāb عذاب z

tazir

Ar taˁzīr تعزير z [#ˁzr tafˁīl II msd.] zorlama, cezalandırma, değnek vurma, İslam hukukunda değnek cezası Ar ˁazara zaptetti, yasakladı

taziye

Ar taˁziya(t) تعزية z [#ˁzy tafˁila(t) II msd.] başsağlığı dileme Ar ˁazā عَزَا zkadere razı oldu, sabretti

taziz

Ar taˁzīz [#ˁzz tafˁīl II msd.] yüceltme, aziz sayma Ar ˁazza عَزَّ zyüceldi, güçlendi

tazmin

Ar taḍmīn تضمين z [#ḍmn tafˁīl II msd.] söz verdirme, birine sorumluluk yükleme, hasar veya kefalet ödeme Ar ḍamana ضمن zsöz verdi