tazı

tayyip

Ar ṭayyib طَيِّب z [#ṭyb faˁīl sf.] iyi, tatlı, mutlu Ar ṭāba طَابَ ziyileşti, mutlu idi

tayyör

Fr tailleur 1. terzi, 2. «terzi işi», bir tür kadın giysisi Fr tailler biçmek, terzilik etmek +(t)or

tazallüm

Ar taẓallum تظلّم z [#ẓlm tafaˁˁul V msd.] zulümle suçlama, zulüm atfetme Ar ẓalama ظَلَمَ zzulmetti

tazammun

Ar taḍammun تضمّن z [#ḍmn tafaˁˁul V msd.] kefil olma, mantıken içerme Ar ḍamana ضَمَنَ zsöz verdi, sorumluluk aldı

taze

Fa tāze تازه zyeni, diri, canlı, cari << OFa tāzag/tāzig koşan, diri OFa taχtan, tāz- koşmak +a

tazı

"Arap atı" [ Kutadgu Bilig, 1069]
kevel tāzī büktel taġı arḳunı / aḳur toldı [Arap atı ve diğer at çeşitleriyle ahır doldu] [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
tāzī: al-farasu'l-ˁarabī [Arap atı] [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
tasí: cane di giugniere [av köpeği]

Fa tāzī تازى z1. koşucu, akıncı, 2. bedevi, Arap Fa/OFa taχtan, tāz koşmak, akın etmek ≈ Ave tak-, taçaiti a.a. << HAvr *tekʷ- seğirtmek, hızlı gitmek

Not: Karş. OFa, Sogd tāçik "Arap, İran Müslümanlarına verilen ad". Tacik etnonimi buradan gelir. Karş. Erm dacig տաճիկ "Müslüman" > "Türk".

Bu maddeye gönderenler: perdah, taze, tezene


03.10.2017
tazim

Ar taˁẓīm تعظيم z [#ˁẓm tafˁīl II msd.] yüceltme, ululama Ar ˁaẓuma عظم zyüce idi

tazip

Ar taˁḏīb تعذيب z [#ˁḏb tafˁīl II msd.] eziyet etme, acı verme Ar ˁaḏāb عذاب z

tazir

Ar taˁzīr تعزير z [#ˁzr tafˁīl II msd.] zorlama, cezalandırma, değnek vurma, İslam hukukunda değnek cezası Ar ˁazara zaptetti, yasakladı

taziye

Ar taˁziya(t) تعزية z [#ˁzy tafˁila(t) II msd.] başsağlığı dileme Ar ˁazā عَزَا zkadere razı oldu, sabretti

taziz

Ar taˁzīz [#ˁzz tafˁīl II msd.] yüceltme, aziz sayma Ar ˁazza عَزَّ zyüceldi, güçlendi