tayyip

tayın

Ar taˁyīn تعيين zbelirleme, muayyen ve mahsus etme koyma

tayin

Ar taˁyīn تعيين z [#ˁyn tafˁīl II msd.] belirleme, belirgin kılma, adını koyma Ar ˁayyana عَيَّنَ z [II f.] belirledi, atadı Ar ˁayn عَيْن zbelirli ve tanımlı şey, particular

tayming

İng timing zamanlama İng time 1. zaman, süre, 2. zamanlamak +ing << Eİng tīma zaman << Ger *tīman germek, yaymak, uzatmak

tayt

İng tight 1. sıkı, 2. a.a. << Ger *þīht- sıkı, sıkışık

tayyare

Ar ṭayyār طيّار z [#ṭyr faˁˁāl mesl.] uçucu Ar ṭāra طا‎ر zuçtu ≈ Ar ṭayr طير zkuş

tayyip

[ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
kelīmāti müstaḥsene ve naġamāti ṭayyibeler birle [güzel sözler ve tatlı nağmeler ile] ˁaḳl dimaġı muˁaṭṭar oldı [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
şecere-i ṭayyibei devlet-i Osmānī

Ar ṭayyib طَيِّب z [#ṭyb faˁīl sf.] iyi, tatlı, mutlu Ar ṭāba طَابَ ziyileşti, mutlu idi

Benzer sözcükler: tayyibe

Bu maddeye gönderenler: tıp1 (tababet, tabip), tuba1


14.05.2015
tayyör

Fr tailleur 1. terzi, 2. «terzi işi», bir tür kadın giysisi Fr tailler biçmek, terzilik etmek +(t)or

tazallüm

Ar taẓallum تظلّم z [#ẓlm tafaˁˁul V msd.] zulümle suçlama, zulüm atfetme Ar ẓalama ظَلَمَ zzulmetti

tazammun

Ar taḍammun تضمّن z [#ḍmn tafaˁˁul V msd.] kefil olma, mantıken içerme Ar ḍamana ضَمَنَ zsöz verdi, sorumluluk aldı

taze

Fa tāze تازه zyeni, diri, canlı, cari << OFa tāzag/tāzig koşan, diri OFa taχtan, tāz- koşmak +a

tazı

Fa tāzī تازى z1. koşucu, akıncı, 2. bedevi, Arap Fa/OFa taχtan, tāz koşmak, akın etmek ≈ Ave tak-, taçaiti a.a. << HAvr *tekʷ- seğirtmek, hızlı gitmek