tayyare

tayga

Fr/İng taiga Kuzey iklimine özgü büyük çam ormanı Rus taiga a.a. Moğ tayga çam ormanı

tayın

Ar taˁyīn تعيين zbelirleme, muayyen ve mahsus etme koyma

tayin

Ar taˁyīn تعيين z [#ˁyn tafˁīl II msd.] belirleme, belirgin kılma, adını koyma Ar ˁayyana عَيَّنَ z [II f.] belirledi, atadı Ar ˁayn عَيْن zbelirli ve tanımlı şey, particular

tayming

İng timing zamanlama İng time 1. zaman, süre, 2. zamanlamak +ing << Eİng tīma zaman << Ger *tīman germek, yaymak, uzatmak

tayt

İng tight 1. sıkı, 2. a.a. << Ger *þīht- sıkı, sıkışık

tayyare

YO: "uçak (Fr aéroplane karşılığı)" [ Tanin - gazete, 1910]
[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
tayyare: Havadan hafif olmadığı hâlde makine kuvvetiyle havada uçan vâsita-i nakliyye, hava gemisi.

Ar ṭayyār طيّار z [#ṭyr faˁˁāl mesl.] uçucu Ar ṭāra طا‎ر zuçtu ≈ Ar ṭayr طير zkuş

Not: Neo-Osmanlıca sözcüğün şair Fazıl Ahmet Aykaç tarafından türetildiği veya popülerleştirildiği rivayet edilir. Karş. modern Arapça ṭayyāra "kadın pilot".


16.09.2017
tayyip

Ar ṭayyib طَيِّب z [#ṭyb faˁīl sf.] iyi, tatlı, mutlu Ar ṭāba طَابَ ziyileşti, mutlu idi

tayyör

Fr tailleur 1. terzi, 2. «terzi işi», bir tür kadın giysisi Fr tailler biçmek, terzilik etmek +(t)or

tazallüm

Ar taẓallum تظلّم z [#ẓlm tafaˁˁul V msd.] zulümle suçlama, zulüm atfetme Ar ẓalama ظَلَمَ zzulmetti

tazammun

Ar taḍammun تضمّن z [#ḍmn tafaˁˁul V msd.] kefil olma, mantıken içerme Ar ḍamana ضَمَنَ zsöz verdi, sorumluluk aldı

taze

Fa tāze تازه zyeni, diri, canlı, cari << OFa tāzag/tāzig koşan, diri OFa taχtan, tāz- koşmak +a