tayf

tavuk

<< ETü takaġu kuş, özellikle kümes kuşu

tavus

Ar ṭāwūs طاووس ztavus kuşu, pavo cristatus Aram ṭaūsā טאוסא za.a. ≈ EYun taôs ταῶς za.a.

tavzih

Ar tawḍīḥ توضيح z [#wḍḥ tafˁīl II msd.] netleştirme, belirgin kılma Ar waḍaḥa وَضَحَ zaçık ve belirgin idi

tay1

<< ETü tay at yavrusu

tay2

Fr taille [dev.] kesim, özellikle giysi kesimi Fr tailler kesmek << OLat taliare

tayf

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ṭayf: Apparere (spectrum), in somno (phantasma) [hayalet, uykuda beliren görüntü] YO: "... spektrum" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
ṭayf-ı şems: zıyanın inkısar kuvvetiyle hall edilmesiyle eczasının alınan resmi [ışığın prizmada kırılmasıyla birimlerine ayrışmasının meydana getirdiği görüntü]

Ar ṭayf طيف z [#ṭyf faˁl msd.] uykuda hayalet veya kâbus görme, hayalet, hayal Ar ṭāfa uykuda hayalet gördü

Not: Yeni Osmanlıca anlamı Fr spèctre "1. hayalet, 2. ışık spektrumu" sözcüğünden çeviridir.


12.12.2017
tayfun

İng typhoon Hint Okyanusu ve Çin Denizi'ne özgü kasırga ~? Çin tài fung 颱風 za.a. (Kanton lehçesi) ~? Çin dà fēng 大風 zbüyük yel

tayga

Fr/İng taiga Kuzey iklimine özgü büyük çam ormanı Rus taiga a.a. Moğ tayga çam ormanı

tayın

Ar taˁyīn تعيين zbelirleme, muayyen ve mahsus etme koyma

tayin

Ar taˁyīn تعيين z [#ˁyn tafˁīl II msd.] belirleme, belirgin kılma, adını koyma Ar ˁayyana عَيَّنَ z [II f.] belirledi, atadı Ar ˁayn عَيْن zbelirli ve tanımlı şey, particular

tayming

İng timing zamanlama İng time 1. zaman, süre, 2. zamanlamak +ing << Eİng tīma zaman << Ger *tīman germek, yaymak, uzatmak