tavsa|mak

tavil

Ar ṭawīl طويل z [#ṭwl faˁīl sf.] uzun Ar ṭāla طال zuzadı

taviz

Ar taˁwīḍ تعويض z [#ˁwḍ tafˁīl II msd.] tazminat veya bedel ödeme, adak adama Ar ˁāḍa عاض zbedel etti

tavla|mak

TTü tāb ver- (metali) ateşte yumuşatmak veya cilalamak Fa tāb/tāv تاب zhararet, ısı

tavla1

Ar/Fa ṭavla طوله zat ahırı, altı veya sekiz çift attan oluşan takım, eküri OYun stávla στάβλα z [çoğ.] at ahırı Lat stābulum/stabula durak, konak, barınak, özellikle hayvan barınağı Lat stāre, stāt- durmak

tavla2

≈ Fa ṭawla طوله znard oyununun bir türü, tavla Yun távli τάβλη za.a. Lat tabula tabla, levha, oyun tahtası

tavsa|mak

TTü: "tavını yitirmek" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
daˁvā vü nizāˁımız tavusdı [ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, <1960]
tavsımak, tavsamak, tavsumak: Hızını yitirmek, tavı geçmek, gevşemek.

Fa tāv demirin sıcak ve yumuşak hali, canlılık, kuvvet +sA-

 tav2


18.08.2017
tavsif

Ar tawṣīf توصيف z [#wṣf tafˁīl II msd.] niteleme, tarif etme, vasıflandırma Ar waṣafa وصف zniteledi

tavsiye

Ar tawṣiya(t) توصية z [#wṣy tafˁīla(t) II msd.] öğüt, sipariş, vasiyet Ar waṣiya وَصِىَ zöğütledi, sipariş etti, iş buyurdu

tavşan

<< ETü tavışġan «seğirten», tavşan ETü *tavış- seğirtmek, koşturmak +(g)An

tavşancıl

TTü tavşan +çIl

tavuk

<< ETü takaġu kuş, özellikle kümes kuşu