tavla|mak

tavattun

Ar tawaṭṭun توطّن z [#wṭn tafaˁˁul V msd.] mesken edinme, vatan edinme Ar waṭana وطن zikamet etti

taverna

Yun tavérna ταβέρνα zlokanta Lat taberna han, yolculara hizmet eden yemekhane ≈ Lat tabula masa

tavır

Ar ṭawr طور z [#ṭwr faˁl msd.] 1. kez, döngü, 2. hareket şekli, tarz, usul, 3. ölçü, sınır Ar ṭāra döndü, dolandı

tavil

Ar ṭawīl طويل z [#ṭwl faˁīl sf.] uzun Ar ṭāla طال zuzadı

taviz

Ar taˁwīḍ تعويض z [#ˁwḍ tafˁīl II msd.] tazminat veya bedel ödeme, adak adama Ar ˁāḍa عاض zbedel etti

tavla|mak

[ anon., Velâyetnâme-i Haci Bektaş, <1500]
filḥāl ḳudūmleri āteşe koyup tāvladılar [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
Esnāf-ı sırmakeşān: (...) kimi kalcı kimi çekiçci ve kimi haddeci ve kimi furuncu ve kimi tāvlayıcı [ Meninski, Thesaurus, 1680]
tāb virmek: Polire ad nitorem & acuere [cilalamak & bileğilemek] [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
tavlamak: kolay kazanç umudu vererek dolandırmak

TTü tāb ver- (metali) ateşte yumuşatmak veya cilalamak Fa tāb/tāv تاب zhararet, ısı

 tav2

Benzer sözcükler: tavlanmak


10.06.2015
tavla1

Ar/Fa ṭavla طوله zat ahırı, altı veya sekiz çift attan oluşan takım, eküri OYun stávla στάβλα z [çoğ.] at ahırı Lat stābulum/stabula durak, konak, barınak, özellikle hayvan barınağı Lat stāre, stāt- durmak

tavla2

≈ Fa ṭawla طوله znard oyununun bir türü, tavla Yun távli τάβλη za.a. Lat tabula tabla, levha, oyun tahtası

tavsa|mak

Fa tāv demirin sıcak ve yumuşak hali, canlılık, kuvvet +sA-

tavsif

Ar tawṣīf توصيف z [#wṣf tafˁīl II msd.] niteleme, tarif etme, vasıflandırma Ar waṣafa وصف zniteledi

tavsiye

Ar tawṣiya(t) توصية z [#wṣy tafˁīla(t) II msd.] öğüt, sipariş, vasiyet Ar waṣiya وَصِىَ zöğütledi, sipariş etti, iş buyurdu