tavattun

tav2

Fa tāb/tāw تاب/تاو z1. ısı, sıcaklık, kızgınlık, 2. (mec.) güç, takat << OFa tāb/tabişn a.a. ≈ Ave tāpayeiti ısıtmak, kızartmak ≈ Sans tápati a.a. << HAvr *tep- sıcak olmak, ısınmak

tava

Fa tāba/tāwa تابه/تاوه zpişirme kabı, tava, tepsi << OFa tābak a.a.

tavaf

Ar ṭawāf طواف z [#ṭwf faˁāl msd.] dolanma, dolaşma, gezme, özellikle Kâbe'nin etrafını yürüyerek dolaşma ≈ Ar ṭāfa طاف zbirine uykuda veya rüyada göründü

tavan

?

tavassut

Ar tawassuṭ تَوَسُّط z [#wsṭ tafaˁˁul V msd.] araya girme, aracı olma Ar wasaṭa وَسَطَ zaraya girdi

tavattun

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
tevattun: yerlenmek, mekān tutmak

Ar tawaṭṭun توطّن z [#wṭn tafaˁˁul V msd.] mesken edinme, vatan edinme Ar waṭana وطن zikamet etti

 vatan

Benzer sözcükler: mütevattın


29.09.2014
taverna

Yun tavérna ταβέρνα zlokanta Lat taberna han, yolculara hizmet eden yemekhane ≈ Lat tabula masa

tavır

Ar ṭawr طور z [#ṭwr faˁl msd.] 1. kez, döngü, 2. hareket şekli, tarz, usul, 3. ölçü, sınır Ar ṭāra döndü, dolandı

tavil

Ar ṭawīl طويل z [#ṭwl faˁīl sf.] uzun Ar ṭāla طال zuzadı

taviz

Ar taˁwīḍ تعويض z [#ˁwḍ tafˁīl II msd.] tazminat veya bedel ödeme, adak adama Ar ˁāḍa عاض zbedel etti

tavla|mak

TTü tāb ver- (metali) ateşte yumuşatmak veya cilalamak Fa tāb/tāv تاب zhararet, ısı