tavan

taun

Ar ṭāˁūn طاعون z [#ṭˁn] veba, veba kabarcığı Ar ṭaˁana طعن zmızrak veya kılıçla deldi, sançtı

tav1

Ar ṭawˁ طَوْع z [#ṭwˁ faˁl msd.] 1. boyun eğme, itaat etme, rıza, 2. muti, itaat eden, boyun eğen Ar tāˁa طَاعَ zboyun eğdi, razı oldu

tav2

Fa tāb/tāw تاب/تاو z1. ısı, sıcaklık, kızgınlık, 2. (mec.) güç, takat << OFa tāb/tabişn a.a. ≈ Ave tāpayeiti ısıtmak, kızartmak ≈ Sans tápati a.a. << HAvr *tep- sıcak olmak, ısınmak

tava

Fa tāba/tāwe تابه/تاوه zpişirme kabı, tava, tepsi << OFa tābag a.a.

tavaf

Ar ṭawāf طواف z [#ṭwf faˁāl msd.] dolanma, dolaşma, gezme, özellikle Kâbe'nin etrafını yürüyerek dolaşma ≈ Ar ṭāfa طاف zbirine uykuda veya rüyada göründü

tavan

"odanın üst yüzü, çatı örtüsü" [ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
tavan تاوان [ Meninski, Thesaurus, 1680]
tavan تاوان, طوان tavan yapmak "(borsa) üst limite ulaşmak" [ Milliyet - gazete, 1991]
borsada fiyatların birden yükselmeye başlaması ve hatta tavan yapması

?

Not: Eski Türkçe, Arapça ve Farsçada mevcut değildir. ETü taban sözcüğüyle birleştirilmesi ses ve anlam bakımından güçtür. Süryanice tawwān תָװָן "oda, özellikle tonozlu veya kubbeli oda" ile irtibatlandırılması, kültür tarihi açısından problemlidir. • Yun taváni ταβάνι (a.a.) Türkçeden alıntıdır.

Benzer sözcükler: ağız tavanı, tavan arası, tavan yapmak


04.02.2018
tavassut

Ar tawassuṭ تَوَسُّط z [#wsṭ tafaˁˁul V msd.] araya girme, aracı olma Ar wasaṭa وَسَطَ zaraya girdi

tavattun

Ar tawaṭṭun توطّن z [#wṭn tafaˁˁul V msd.] mesken edinme, vatan edinme Ar waṭana وطن zikamet etti

taverna

Yun tavérna ταβέρνα zlokanta Lat taberna han, yolculara hizmet eden yemekhane ≈ Lat tabula masa

tavır

Ar ṭawr طور z [#ṭwr faˁl msd.] 1. kez, döngü, 2. hareket şekli, tarz, usul, 3. ölçü, sınır Ar ṭāra döndü, dolandı

tavil

Ar ṭawīl طويل z [#ṭwl faˁīl sf.] uzun Ar ṭāla طال zuzadı