tavaf

tatula

Fa tatula تاتوله zzehirli ve dekoratif bir bitki, datura Hind dhatūra a.a.

taun

Ar ṭāˁūn طاعون z [#ṭˁn] veba, veba kabarcığı Ar ṭaˁana طعن zmızrak veya kılıçla deldi, sançtı

tav1

Ar ṭawˁ طَوْع z [#ṭwˁ faˁl msd.] 1. boyun eğme, itaat etme, rıza, 2. muti, itaat eden, boyun eğen Ar tāˁa طَاعَ zboyun eğdi, razı oldu

tav2

Fa tāb/tāw تاب/تاو z1. ısı, sıcaklık, kızgınlık, 2. (mec.) güç, takat << OFa tāb/tabişn a.a. ≈ Ave tāpayeiti ısıtmak, kızartmak ≈ Sans tápati a.a. << HAvr *tep- sıcak olmak, ısınmak

tava

Fa tāba/tāwa تابه/تاوه zpişirme kabı, tava, tepsi << OFa tābak a.a.

tavaf

[ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
Mekke'ye geldiler ve kâˁbeyi ṭavāf eylediler

Ar ṭawāf طواف z [#ṭwf faˁāl msd.] dolanma, dolaşma, gezme, özellikle Kâbe'nin etrafını yürüyerek dolaşma ≈ Ar ṭāfa طاف zbirine uykuda veya rüyada göründü

Not: Fiil kökünün nihai anlamı "azmak, yatağından taşmak" olmalıdır. Karş. Aram ṭwp "nehrin taşması, su baskını".

Bu maddeye gönderenler: taife, tufan


23.10.2014
tavan

?

tavassut

Ar tawassuṭ تَوَسُّط z [#wsṭ tafaˁˁul V msd.] araya girme, aracı olma Ar wasaṭa وَسَطَ zaraya girdi

tavattun

Ar tawaṭṭun توطّن z [#wṭn tafaˁˁul V msd.] mesken edinme, vatan edinme Ar waṭana وطن zikamet etti

taverna

Yun tavérna ταβέρνα zlokanta Lat taberna han, yolculara hizmet eden yemekhane ≈ Lat tabula masa

tavır

Ar ṭawr طور z [#ṭwr faˁl msd.] 1. kez, döngü, 2. hareket şekli, tarz, usul, 3. ölçü, sınır Ar ṭāra döndü, dolandı